Dul ev sahibim

Dul ev sahibim
Ben yalnız başıma bir evde yaşıyordum ve eve yakın bi yerde de çalışıyordm.ev sahibim 40 yaşlarında karısını kaybetmiş dul bir adamdı.ismi yunustu.Bir gün kapı çaldı baktım gelen oydu benim üzerim pek müsait değildi aslında ama “bişe olmaz kızım” dedi ben de biraz rahatladım.üzerimde dar bir badi vardı ve altımda da uzun bir etek vardı. göğüslerim iri olduğu için badiden fırlayacakmış gibi duruyorlardı.
yunus abi de eşofmanla gelmişti neyse oturduk biraz muhabbet ettik,gözlerim bi anda onun önüne kaydı siki kalkmış saklamaya çalışıyordu.çok büyük gibiydi,o büyük siki görünce benim de canım çekmişti aslında.sonra ben mutfağa geçtim tam buz dolabını açmıştım arkamdan bana sarıldı,ben “bırak napıyosun” dedim ama dinlemedi.”yıllardır bi am sikemedm seni her gördüğümde canım çekiyo 31 çekiyorum” dedi.”olmaz bırak beni” dedim “hayır seni sikmeden bırakmam” dedi.ben kurtulmaya çalıştım ama yapamadım,kalçalarımda sikini hissediyordum.beni kucaklayıp içeri götürdü yatağa attı üzerime çıktı göğüslerimi sıkmaya kalçalarımı okşamaya başladı.ben de artık yorulmuştum karşı koyamıyordm.eşofmanını çıkardı siki kocamandı 25 cm vardı belki de kokmuştum,belli etmemeye çalıştm.benim üzerimi çıkardı domalttı eteğimi yukarı sıyırdı kalçalrımı sıktı “offf nermin ne göt var sende dedi” benim çok hoşuma gitti bu sözü.

sonra kalçalarımı ayırıp amımı ortaya çıkardı ve koca yarağını bir defada kökledi ben ahhhh diye inledim tabi bu arada kan geldi amımdan kızlığım gitmişti.hızlı hızlı sokmaya başladı ben ilk başlarda çok acı çektim,çünkü ilk defa amım açılıyordu ve siki çok büyüktü ama siktikçe zevk almaya başladım hadi erkeğim sik beni ohhh ohhhhh diye inlemeye başladım.sonra sikini ağzıma verdi sakso çektim ohhh nermin karım oldun ohhh diyordu.sonra beni kucağına oturttu zıplata zıplata sikti,boşalmamıştı hala ben zevkten deliriyordum adeta ohh sik beni sik diye yalvarıyordum.beni sırt üstü yatırdı bacaklarımı omzuna aldı bi daha kökledi sikini ben uçacaktım zevkten,biraz daha siktikten sonra içime boşalmıştı.sikini çıkardı ağzıma verdi temizledim sikini yalayarak artık inmişti o koca yarak.sonra giyinip gitti.artık ne zaman canı am çekse gelip beni sikiyor resmen karısı oldum,kira da vermiyorum artık

Kayaların arasındaki vahşi mantar

Kayaların arasındaki vahşi mantar
Alinin işi gücü balığa gitmekti ara sıra benide götürürdü ben avlanmaktan zevk almazdım ama yanında takılırdım hafta sonu yine balık malzemelerimizi alıp çıktık sahildeki kayalıklarda avlanmak alinin hoşuna giderdi hele birde balık yaklarsa hiçbişeyi gözü görmezdi üzerime giydiğim beyaz iç gıcıklatıcı şalımın altından mayom adeta götümün yarısını kapatıyordu sahilde ilerlemeye başladık ali avlanmaya koyuldu az ilerdeki ağaçlık yerde piknik yapan aile sahile yakındı 2 küçük çocuklu aileye doğru yürümeye başladım adam eşine masaj yapıyordu. çocuklar oyun oynarken karı koca denize doğru koşmaya başladılar adam dev uzun boylu kıllı bişeydi karısı şişman kısa boyluydu yanımdan koşup geçerken kadının iri gögüsleri sallanıyordu adam beni görünce yavaşladı 1 metre önümde durdu bana baktı devam etti denizde kucaklaşıyorlar sevişiyorlardı adam kadının gögüslerini öpüp emmeye başladı bende iyice yavaşlayıp izlemeye başladım kadının arkasına geçen adam kadının bacaklarını 2 yana ayırıp kucağına çekiyordu kadın kendinden geçmiş kurtumaya çalışsada adam adamın altında o şişman kadın adeta ben yavaş yavaş ilerledikçe bunların ritmleri arttı kadın bağırdı ve dışarı çıktı adamda arkasından adam kadının arkasından giderken önündeki kabarıklıktan kadının neden kaçtığını anladım şortunun adeta önünde kalınlık at yarrağını andırıyordu ben dönüp aliye doğru ilerlerken denizin dalgaları hızlandı adam hazırdaki oltasını alıp bana doğru hızla gelmeye başladı bende hızlandım kayalıklara ulaştığımda adam adeta beni takip ediyordu aliyle aramızda 100 m kalmıştı ama çok gürültülü dalgalar beni ürkütmüştü kayanın yanından geçerken adam 1 sn dedi buyrun dedim yanıma yaklaştı önündeki kabarıklık beni korkutmuştu kolumu tutdu napıyosunuz ya dedim seni çıldırtacağım bebeğim o şişko siki kalkmaz erkek görsün şimdi dedi çığlık attım ama nafile arkamdan kolumu kıvırıp popoma dayadığı yarrağını sürtüyordu bounumu öpmeye başladı akıllı olursan yarım saate bırakırım yoksa boynunun kırarım kimse duymaz dedi saçımdan tutup diz çöktürdü kara ve kalın yarrağının ölüsü bile korkutucuydu kötü bir rüyaydı ağzıma soktu şişen yarrağı ağzıma sığmaz olmuştu beni çevirip dizüstü domattı bacak aramdan saçımı tutdu amımı ortaya çıkarmıştı amımın içine koca dilini sokup yalıyordu korkuyordum ama nafile kaçış yoktu artık final zamanıydı amıma dayadığı yarrağını zorlaya zorlaya geçirdi ben sadece bağırıyordum haykırarak bağıran hayvan üzerime yığıldı canım yanmıştı ayağa zor kaktım ve aliye doğru ilerlelemeye başladım ali hala balık kovalıyordu hiç bişey söylemeden denize girip yıkandım

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Kayaların arasındaki vahşi mantar

Kayaların arasındaki vahşi mantar
Alinin işi gücü balığa gitmekti ara sıra benide götürürdü ben avlanmaktan zevk almazdım ama yanında takılırdım hafta sonu yine balık malzemelerimizi alıp çıktık sahildeki kayalıklarda avlanmak alinin hoşuna giderdi hele birde balık yaklarsa hiçbişeyi gözü görmezdi üzerime giydiğim beyaz iç gıcıklatıcı şalımın altından mayom adeta götümün yarısını kapatıyordu sahilde ilerlemeye başladık ali avlanmaya koyuldu az ilerdeki ağaçlık yerde piknik yapan aile sahile yakındı 2 küçük çocuklu aileye doğru yürümeye başladım adam eşine masaj yapıyordu. çocuklar oyun oynarken karı koca denize doğru koşmaya başladılar adam dev uzun boylu kıllı bişeydi karısı şişman kısa boyluydu yanımdan koşup geçerken kadının iri gögüsleri sallanıyordu adam beni görünce yavaşladı 1 metre önümde durdu bana baktı devam etti denizde kucaklaşıyorlar sevişiyorlardı adam kadının gögüslerini öpüp emmeye başladı bende iyice yavaşlayıp izlemeye başladım kadının arkasına geçen adam kadının bacaklarını 2 yana ayırıp kucağına çekiyordu kadın kendinden geçmiş kurtumaya çalışsada adam adamın altında o şişman kadın adeta ben yavaş yavaş ilerledikçe bunların ritmleri arttı kadın bağırdı ve dışarı çıktı adamda arkasından adam kadının arkasından giderken önündeki kabarıklıktan kadının neden kaçtığını anladım şortunun adeta önünde kalınlık at yarrağını andırıyordu ben dönüp aliye doğru ilerlerken denizin dalgaları hızlandı adam hazırdaki oltasını alıp bana doğru hızla gelmeye başladı bende hızlandım kayalıklara ulaştığımda adam adeta beni takip ediyordu aliyle aramızda 100 m kalmıştı ama çok gürültülü dalgalar beni ürkütmüştü kayanın yanından geçerken adam 1 sn dedi buyrun dedim yanıma yaklaştı önündeki kabarıklık beni korkutmuştu kolumu tutdu napıyosunuz ya dedim seni çıldırtacağım bebeğim o şişko siki kalkmaz erkek görsün şimdi dedi çığlık attım ama nafile arkamdan kolumu kıvırıp popoma dayadığı yarrağını sürtüyordu bounumu öpmeye başladı akıllı olursan yarım saate bırakırım yoksa boynunun kırarım kimse duymaz dedi saçımdan tutup diz çöktürdü kara ve kalın yarrağının ölüsü bile korkutucuydu kötü bir rüyaydı ağzıma soktu şişen yarrağı ağzıma sığmaz olmuştu beni çevirip dizüstü domattı bacak aramdan saçımı tutdu amımı ortaya çıkarmıştı amımın içine koca dilini sokup yalıyordu korkuyordum ama nafile kaçış yoktu artık final zamanıydı amıma dayadığı yarrağını zorlaya zorlaya geçirdi ben sadece bağırıyordum haykırarak bağıran hayvan üzerime yığıldı canım yanmıştı ayağa zor kaktım ve aliye doğru ilerlelemeye başladım ali hala balık kovalıyordu hiç bişey söylemeden denize girip yıkandım

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Yeşil Gözlü Müdüre erotik hikayeler

Yeşil Gözlü Müdüre
Bir pastanede tezgahtar olarak çalışıyorum alımlı yeşil gözlü 1.65 boylarında bayan bir müdüre geldi onla ilk geldiğinde pek anlaşamazdık ve sonra ne olsuysa kadın bana yakınlık duymaya başladı daha önce evlenip boşanmış benimde sonradan haberim oldu

aradan biraz zaman gecti ve bir gün ben alt katta dolapa indim pastane 2 katlı olduğu için imalat altta yapılıyordu neyse 1 adet sipariş pasta vardı ve bende bunu almaya aşağı indim arkamdan da kendi geldi ben dolapın kapısını acık bırakmıştım çünkü kapı kapandığı zaman geri açılmıyordu kendiside geldi kapıyı hızla kapadı içerde kaldık kendisiyle telefonlarda cekmiyordu hem de ikimizinde neyse birbirimizin gözüne baktık ve beklemeye başladık kimse bizi merak bile etmiyordu zaten müdürü kimse sevmezdi neyse aradan biraz zaman gecti müdür üşümeye başladı tabii bende bana bir baktım sana sarılabilirmiyim dedi bende neden olasın dedim sarıldı ve benim sik dim dik olmaya başladı nasıl olmasın ki o sike hasret ben ama tam da baş başa kalmışız onla ben ona hisetirmeden göğüslerine elimi sürüyor arada birde kalçalarını yokluyordum

oda bunu farkındaydı birden baktım oda benim sikime dokunmaya başladı benim gözüme bakarak dediki seninki kalkmış ineceğğe benzemiyor bende gülümsedim kendisine bir anda baktım fermuarımı indirdi ve eline alıp oynamaya başladı o an ikimizde kendimizden gectik ve ben dudaklarından öpmeye ve onu soymaya başladım tabii oda boş durmuyordu oda pantlonumu ve baksırımı indirdi ve ikimizde çırılcıplak kaldık birden beni siki ağzına alıpyalamaya başladı içim öyle bir hoş olduki bir anda ağzına boşaldım ve benim sik hala dimdikti ve bu sefer ben atağa kalktım amına bir elimi attım sımsıcaktı ve yalamaya başladım amından ta ayak parmaklarına kadar sonra benim silahı tekrar amına dayadım ve sokmay başladım eski eşi iyi sikememiş belliydi

cünkü amı daha daracıktı altımda nasıl bağırıyor anlatamam allahtan dışarı sesimiz gitmiyordu onu o gün o dolapın içinde tam 5 kez siktim ve sabah olmuştu ve ustalar işe başlamaya geldiğinde kapıyı açtıklarında bizi görünce şok oldular tabii sikiştiğimizi bilmiyorlardı allahtan dolapta o kadar soğuk değildi antalyalı olan bilir antalyanın sıcağını usatalar bizi hemen cıkartılar dışarı biz tabii ondan sonra devamlı kendisiyle deavmlı kendi odasında defalarca sikiştik.

POA PER LAW GER KUN ( 103 MB.)

POA PER LAW GER KUN ( 103 MB.)

POA PER LAW GER KUN ( 103 MB.)

POA PER LAW GER KUN ( 103 MB.)

TIKLA İNDİR

Yeşil Gözlü Müdüre
Bir pastanede tezgahtar olarak çalışıyorum alımlı yeşil gözlü 1.65 boylarında bayan bir müdüre geldi onla ilk geldiğinde pek anlaşamazdık ve sonra ne olsuysa kadın bana yakınlık duymaya başladı daha önce evlenip boşanmış benimde sonradan haberim oldu

aradan biraz zaman gecti ve bir gün ben alt katta dolapa indim pastane 2 katlı olduğu için imalat altta yapılıyordu neyse 1 adet sipariş pasta vardı ve bende bunu almaya aşağı indim arkamdan da kendi geldi ben dolapın kapısını acık bırakmıştım çünkü kapı kapandığı zaman geri açılmıyordu kendiside geldi kapıyı hızla kapadı içerde kaldık kendisiyle telefonlarda cekmiyordu hem de ikimizinde neyse birbirimizin gözüne baktık ve beklemeye başladık kimse bizi merak bile etmiyordu zaten müdürü kimse sevmezdi neyse aradan biraz zaman gecti müdür üşümeye başladı tabii bende bana bir baktım sana sarılabilirmiyim dedi bende neden olasın dedim sarıldı ve benim sik dim dik olmaya başladı nasıl olmasın ki o sike hasret ben ama tam da baş başa kalmışız onla ben ona hisetirmeden göğüslerine elimi sürüyor arada birde kalçalarını yokluyordum

oda bunu farkındaydı birden baktım oda benim sikime dokunmaya başladı benim gözüme bakarak dediki seninki kalkmış ineceğğe benzemiyor bende gülümsedim kendisine bir anda baktım fermuarımı indirdi ve eline alıp oynamaya başladı o an ikimizde kendimizden gectik ve ben dudaklarından öpmeye ve onu soymaya başladım tabii oda boş durmuyordu oda pantlonumu ve baksırımı indirdi ve ikimizde çırılcıplak kaldık birden beni siki ağzına alıpyalamaya başladı içim öyle bir hoş olduki bir anda ağzına boşaldım ve benim sik hala dimdikti ve bu sefer ben atağa kalktım amına bir elimi attım sımsıcaktı ve yalamaya başladım amından ta ayak parmaklarına kadar sonra benim silahı tekrar amına dayadım ve sokmay başladım eski eşi iyi sikememiş belliydi

cünkü amı daha daracıktı altımda nasıl bağırıyor anlatamam allahtan dışarı sesimiz gitmiyordu onu o gün o dolapın içinde tam 5 kez siktim ve sabah olmuştu ve ustalar işe başlamaya geldiğinde kapıyı açtıklarında bizi görünce şok oldular tabii sikiştiğimizi bilmiyorlardı allahtan dolapta o kadar soğuk değildi antalyalı olan bilir antalyanın sıcağını usatalar bizi hemen cıkartılar dışarı biz tabii ondan sonra devamlı kendisiyle deavmlı kendi odasında defalarca sikiştik.