Pazarlama bölümündeki necla ile..

Pazarlama bölümündeki necla ile…
Özel bir şirkette pazarlama bölümünde çalışıyorum. Gene benimle aynı departmanda çalışan necla adında bir bayanla beraber çalışıyorduk. Necla uzun boylu dolgun gögüslü . kalçaları yerinde 28 yaşında afet bir kadındı. Uzun zamandır neclayı arzu arzuluyor, kendisi ile öğle yemeklerinde sohbet ederken konuyu zaman zaman sekse getirdiğimde kendisi bundan rahatsız olduğunu ve evli bir kadın olduğunu söylüyordu. Bir gün neclanın çalışmak için geç saatlere kadar kalması gerektiğini öğrendim. Kendime hemen değişik firmaların dosyalarını çıkartıp kendimi gün boyu çok yoğunmuş gibi gösterip saat on ikiye kadar çalışmam gerektiğini patrona söyledim. Mesai bitiminde her kez çıkınca necla ile biz baş başa kalmıştık. Necla işlerinden bana bakmıyordu bile. Hemen ben yanına sokulup hayatı yaşaması . gerektiğini ölümlü dünya olduğunu anlatarak nabzına göre şerbet vermeye başladım. Sonra kendisine dışarı çıkıp birer bira alıp şirkette içmeyi teklif ettim.Oda şiddetle karşı çıksa da ben lafla razı ettim. Dışarı çıkıp gizlice birer bira aldım ve ikimizde masaya oturup içmeye başladık. Alkol ikimize de bir nebze cesaret vermişti. Sonra ben bilgisayardan bir romantik şarkı çalıp dansa kaldırdım neclayı. Necla kollarını benim boynuma dolamış bende kollarımla beline sarılmıştım. Neclanın üstünde siyah bir etek üstünde ipek beyaz bir gömlek vardı. Sonra dans ederken ben sımsıcak nefesimi ona çaktırmadan boynuna doğru üflerken ellerimle sırtını yavaşça okşamaya başladım. Neclanın iyice kıvama geldiğini anlayınca ellerimle sertçe kalçalarını okşamaya başladığımda o bana yapma ben evli bir kadınım dedi. Bende ağzını sıkı tutarsan bir sorun olmaz dedim ve daha sert tırnaklarımı kalçalarına batırmaya başladım. Direnmeye başladığında sertçe kendime doğru bastırıp dolgun dudaklarımla boynunu ıslak ıslak öpmeye başlayınca kendini bana bıraktı. Bende yavaşça göleğinin düğmelerini açıp büyük olan göğüslerini sertçe emmeye başladım. Göğüslerinin uzunda ıslak sıcak kaygan dilimle dans ederken göğüs uçlarını dişlerimle hafif hafifi ısırıp sımsıcak nefesimi göğüslerinin arasına üflerken bir yandan ellerimle eteğini yukarı doğru sıyırıp dantelli kilodunun içine ellerimi sokup bparmaklarımı iki kalçalasının arasına sokup gezdirmeye başladığımda necla iyice inlemeye başladı. Bende masanın üstüne neclayı sırt üstü yatırıp bacaklarını arayalayıp kilodunu çıkarttıktan sonra bacaklarını geniş omuzlarım üstüne alıp amına doğru dolgun dudaklarımla yaklaşıp sımsıcak nefesimi amına verip amının dudaklarını dudaklarımla öpüp dişlerimle hafif hafifi ısırır gibi yapıp ıslak sıcak kaygan dilimle amının derinliklerini yalamaya başladığımda necla iyice inlemeye başlamıştı. Amından akan suları yuttuktan sonra ayağa kalkıp uzun kalın beton gibi sert aletimi neclanın amının dudakları üstünde gezdirmeye başladım yavaş yavaş aletimi neclanın amının derinliklerine doğru sokarken neclanın kıp kırmızı olduğunu yüzünü buruşturduğu fark eetim. Bu bana daha çok keyif verdi ve ben birden neclanın üstüne banıp köküne kadar aletimi neclanın amının derinliklerine soktuğumda necla acı ve zevkten bağırarak bacaklarını sıkıca belime kavradı. Bende kudurmuş bir hayvan gibi göğüslerine abanıp ellerimle göğüslerini sıkarken dudaklarını yalıyor öpüyor ve hafifçe ısırmaya başlamıştım. Neclada uzun tırnakları ile benim saçlarımı tarıyor okşuyordu. Sonra birden hayvan gibi bığırarak ve titreyerek ılık ılık neclanın içine bütün menülerimi boşalttım. Aletimi amının derinliklerinden çektiğimde neclanın amını içinden sipermlerim dışarı doğru ılık ılık akmaya başlamıştı.

SamanLık Fantazm

SamanLık Fantazm
Ben yazları gıttıgım köyü ıkı uc gun gezdıkten sonra artık İs geldı benım asıl konuya yanı benım koyde olmamım asıl nedenı gercekten koy maceraları abılerımız anlatır ya bazen ben samanlıkta boyle seyler yaptım dıye bende merak ettım acaba bırı bana gelırmı dıye bır guun gece yazlıkta yatarken bırının camın onunden gectıgını duydum usulca camı araladım ve sabah gordugum kızın ta kendısı cok guzel bır yuzu var bebek gıbı yanında erkek arkadası az ılerde olan sanamlıga dogru gıdıyorlar ben ıse yerımde duramıyorum hemen uzurıme sıyah bır seyler gıydım tanınmamak ıcın ve takıp ettım tam ıstedıgım yere gırdıler onları gozetlemem kolay olacak cunkı bacası acık bır yer. Ben yukarı cıktım bacaya onlar yavas yavas soyunmaya basladılar kız cok ateslıydı ve ınanın kızın her yerı parlıyordu ve mukemmel bır vucuda sahıptı ama yanındakı hıc bır seye benzemıyordu ben ıse kendımı yıyorum nasıl yaparım dıye onlar mercımegı fırına verdıler ben ıse kendımle ugrasıyorum cocuk bosaldı ama kız yerınde durmuyor ınıltılerı duydum bır ara benım ısmım gectı kız soyle dedı sen artık benımle sevısemıyorsun yenı gelen cocugu gordunmu kım bılır kac kızla bereber oluyor ne de olsa sehır de buyumu ben bunu duydum ve cesaret aldım. Sabahı dusunuyorum nasıl olsa ben bunun ılgısını ceksem.Sabah oldu koyun bır bakkalı var benım ordan kahvaltılık bır seyler almam gerekıyordu gıttıgımde aksam gordugum kızın ta kendısı kalbım duracak gıbı oldum oracakta aklıma geldı bosaldım bıle onun dıkkatını cekmemlazım.Donup ona bana koy ekmegı getırmesını soyledım Oda tabı neden olmasın ben sızı beklıyorum dedım o ıse hayır sız gıdın ben sıze getırırım dedı. Eve nasıl gıttıgımı bılmıyorum cok heyecenlıyım cunkı bende gozu var dı bılıyorum aradan gecen on dakıka sonra kız kapıyı caldı ekmek getırdım dedı ben gıdıyorum hayır ya buna karsılık kahve ısmarlayım dedım o da sımdı olmaz aksam dedı ve gulerek gıttı.Aksam saat 7 gıbı kapım calındı ben daha gec beklıyordum ama erken geldı kapıyı actım ve acar acamaz ıcerı gırdı ben davet etmeden. Ya kusura bakmayın ev bıraz dagınıkta dedım guldu bız de dagılacagız dedı. Hemen dudaklarına yapıstım ve sen cok guzel bır kızsın hemde ateslı oda benım ıcın sende guclu bırısın dedı benı ınlet ve sabaha kadar hıc durmadan sev benı tabı dedım benım ıyıce hareketlenmem ıcn ona sevıstıgını yanı samanlıgı anlattım ya demek hjaberın var dedı ve benım kını yalamaya basladı ben ılk bostayı attım Ondan sonra yıne hıc durmadan devam ettım ben oldum artık ama kız o kadar ateslıkı yıne yıne dıyor benı sık benı becer dıyor ben ıse hep ters yapıyorum uzerıme kalır dıye benım cok ıyı sex yaptıgımı soyledı ben ıse senın yanına cok sık gıder gelırım artık .Ne zman ıstersen gel ben artık senın gıbı bırını bulamam .Sabah ayrıldıgım koyden 1 hafta sonra gıttım ve yıne…..

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler
Ankara da çalışıyordum Derya da liseye yeni bitirmiş bir büroda muhasebe işine bakıyordu Deryanın halası oğlu vasıtasıyla tanıştık kısa zamanda aramızdaki yakınlık gerçek bir sevgiye dönmüştü hemen hemen altı ay kadar elim eline dahi değmemişti bir gün beni yanağımdan öptü ve bana cesaret verdi ben biraz çekingen olmamdan dolayı cesaret edip açılamıyordum onun bu hareketi sonrası cesaret aldım bir cumartesi çalıştığım yere geldi kapanış saati olduğu için kimse kalmamıştı dış kapıyı kilitledim biraz işim olduğunu bitirip çıkmamızı söyledim oda kendisinin saçını yıkamak istediğini söyleyerek lavobaya gitti ben dayanamadım ve arkasından gidip ona seyretmeye başladım gömleğini çıkarmış sadece sutyenle duruyordu gözleri sabunlu olduğu için fıskiyeyi bulamıyordu hemen yanına vardım fıskiyeyi alarak suyu tutmaya başlayınca yapma dedi fakat bırakmadım ve ensesine bir öpücük bıraktım bana dönünce göğüslerinin o kadar şahane olduğunu tahmin etmiyordum ve hemen kucağıma alarak masaya götürdüm dudaklarından başlayarak aşağıya doğru indim göğüslerini göbeğini öptükten sonra eteğini aşağıya sıyırdım hiç itiraz etmiyordu ve amının etrafında dilimi dolaştırdım dilimi içinde gezdirdikçe kendinden geçti ve kendimi ertesi güne adapte ederek öylece bıraktım fakat Deryanın en çok oral sex yapmam etkilemiş fakat bunu nasıl yaptığımı kendisinin böyle bir şey yapamayacağını söyledi bu arada külotu sırılsıklam olmuştu ben de sex te sınır olmamasını yoksa zevkin sınırlanacağını söyledimse de onu oral sexe ikna edemedim o akşam onu evine bıraktım ve ertesi gün baş başa kalacağımız bir yerlere gitmek üzere ayrıldık sabaha kadar uyuyamadım ve Sabah arabayı ve mangal malzemelerini alarak onu almaya gittim fakat o gün ki kıyafetleri ile görenin delirmemesine imkan yoktu siyah bir mini etek üzerine beyaz dar bir buluz giymiş göğüslerinin ucu sanki dışarıda duruyordu onu öylece görünce bu günün hiç bitmemesini istiyordum oda bu güne özel hazırlanmıştı neyse yola hemen çıktık Ankaranın kuzey tarafında daha önce bir arkadaşım bahçesi vardı oraya gitmiştim yer sakin göz uzak hani dedikleri gibi kuş uçmaz kervan geçmez bir yer dedik tam aradığım yer diye düşünüyordum ana yoldan ayrıldım köy yoluna girdikten 15-20 km. sonra lastik patladı kenara çektim lastiği geçiştirmek için indik ben lastiği sökerken Derya ile artık önceki günden kalan sex teki sınırları hala kabul etmiyor yapamam diyordu insanın midesi bulanır onu nasıl ağzına alır insan diyordu anal ve oral ilişkiye karşıydı ben de tam krikoyu vurdum patlak lastiği söktüm istetmeyi almak için bağaca geçtim tam eğilmiş istetmeyi çıkarırken enseme bir şeyle vurulmasıyla kendimden geçtim biraz sonra kendime geldiğimde arabanın lastiğini takmışlar bizide arabaya atarak ağaçlık bir bölgeye getirmişler ve beni benim kendi kemerimle ellerimi ayaklarımı bağladıktan sonra bir ağaca oturduğum yerde bağlamışlar halleri oldukça paspal ve perişan dört kişi Deryayı ortalarına almışlar konuşup orasını burasını elliyorlardı ben kendime gelince bırakın onu yoksa pişman olursunuz hepiniz öldüreceğim diye bağırıyorum fakat çaresiz olduğumu sonradan anlıyorum adamlardan biri yanıma geldi ve arkadaş kötü bir niyetimiz yok ama kız arkadaşın insanı deliye çevirecek bir parça hala da bakireymiş o yüzden dokunmak istemedik o zaman bizi ağzınla tatmin et dedik sözde sana bile yapmamış öylemi dedi bende evet o bunlara karşı dedim o da ozaman bizi ağzına almıyor kendinide bozmak istemiyoruz o zaman seni boşaltsın bizde size bakarak kendi kendimize tatmin olsak dedi o adamların gerçek niyetlerini tam anlamadım acaba doğruyu mu söylüyorlardı eğer doğruysa bir noktada kendimi şanslı sayabilirdim hem bu kötü durumdan en iyi şekilde kurtulabilirdik hem de Derya mecburiyetle de olsa benimde istediğimi yapacaktı derya ya söyledi o hala karşı çıkınca biri göğüslerinin biri arkasında ellerini daldırınca tamam yapacağım ama kusarsam bırakırım dedi ve gelerek benim fermuarı açıp sikimi çıkardı bende panik korku endişeden dolayı hala bir hareketlenme yoktu Derya da benimkini ilk defa açık olarak görüyordu sarısın olan hadi başlasana diyerek Deryanın kafasına bastırdı o da ağzını açıp gözlerini kapalı ve benimkini emmeye başladı daha benimki yeni yeni harekete başlıyordu ki bulantı geldi ve geri çekildi adamların dördüde yarraklarını çıkarmış ellerine almışlardı benimki daha uyanmadığından onlarınkinin üçte biri kadardı ancak Derya bırakınca en iri yarı olanları Deryanın arkasına geçti eteğini yukarı kaldır külotunu indirdi diğer iki kollarından tutuyorlardı Derya çırpınıyor ama boşuna bende bırakın diye bağırıyorum adam aletini Deryanın kalçalarına sürtüyor ve şu işi yapıyorsan yap heryeriyin kızlığını aldırma bana diyordu hadi çabuk dedi bulansan bile bırakmayacaksın hepsini dibine kadar alacaksın tamammı yoksa amını dağıtırım dedi derya o an adamların sikini görünce ağlayarak tamam yapma dediğinizi yapacağım dedi ve tekrar benimkini emmeye başladı fakat bu sefer daha iştahlı yalıyor ta gırtlağına değiyordu adamlarda seyrettikçe kuduruyorlar bak küçük fahişeye işi çabuk kavradı diyorlardı bir taraftan da göğsünü amını okşuyorlardı Deryada onlarında etkisiyle gerçekten iştahı artmıştı deryanın iştahına ve hızına dayanamadım ağzına patladım hemen çekildi ağzı ve yüzü meni olmuştu tamam istediğiniz oldu bırakın bizi dedi iri adam bizim ne faydanız oldu siz kendinizi mutlu ettiniz dedi sıra bizde dedi ve aletini deryanın ağzına uzattı ve Derya onların sikinide emmeye başladı. Ama anladığım kadarıyla zevkta almıyor değildi. Ben bu hali görünce tekrar kaldırdım sikimi adamlar teker teker Deryanın ağzına boşaldılar ve gittiler . Onlar gidince derya beni hemen çözdü ve bana sarılarak ağlamaya başladı bende üzülme daha kötüsü olabilirdi diyerek ağzını sikime doğru indirdim bana baktı ve hınzırca bir gülümseme ile büyük bir iştahla sikimi kavradı..

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler
Ankara da çalışıyordum Derya da liseye yeni bitirmiş bir büroda muhasebe işine bakıyordu Deryanın halası oğlu vasıtasıyla tanıştık kısa zamanda aramızdaki yakınlık gerçek bir sevgiye dönmüştü hemen hemen altı ay kadar elim eline dahi değmemişti bir gün beni yanağımdan öptü ve bana cesaret verdi ben biraz çekingen olmamdan dolayı cesaret edip açılamıyordum onun bu hareketi sonrası cesaret aldım bir cumartesi çalıştığım yere geldi kapanış saati olduğu için kimse kalmamıştı dış kapıyı kilitledim biraz işim olduğunu bitirip çıkmamızı söyledim oda kendisinin saçını yıkamak istediğini söyleyerek lavobaya gitti ben dayanamadım ve arkasından gidip ona seyretmeye başladım gömleğini çıkarmış sadece sutyenle duruyordu gözleri sabunlu olduğu için fıskiyeyi bulamıyordu hemen yanına vardım fıskiyeyi alarak suyu tutmaya başlayınca yapma dedi fakat bırakmadım ve ensesine bir öpücük bıraktım bana dönünce göğüslerinin o kadar şahane olduğunu tahmin etmiyordum ve hemen kucağıma alarak masaya götürdüm dudaklarından başlayarak aşağıya doğru indim göğüslerini göbeğini öptükten sonra eteğini aşağıya sıyırdım hiç itiraz etmiyordu ve amının etrafında dilimi dolaştırdım dilimi içinde gezdirdikçe kendinden geçti ve kendimi ertesi güne adapte ederek öylece bıraktım fakat Deryanın en çok oral sex yapmam etkilemiş fakat bunu nasıl yaptığımı kendisinin böyle bir şey yapamayacağını söyledi bu arada külotu sırılsıklam olmuştu ben de sex te sınır olmamasını yoksa zevkin sınırlanacağını söyledimse de onu oral sexe ikna edemedim o akşam onu evine bıraktım ve ertesi gün baş başa kalacağımız bir yerlere gitmek üzere ayrıldık sabaha kadar uyuyamadım ve Sabah arabayı ve mangal malzemelerini alarak onu almaya gittim fakat o gün ki kıyafetleri ile görenin delirmemesine imkan yoktu siyah bir mini etek üzerine beyaz dar bir buluz giymiş göğüslerinin ucu sanki dışarıda duruyordu onu öylece görünce bu günün hiç bitmemesini istiyordum oda bu güne özel hazırlanmıştı neyse yola hemen çıktık Ankaranın kuzey tarafında daha önce bir arkadaşım bahçesi vardı oraya gitmiştim yer sakin göz uzak hani dedikleri gibi kuş uçmaz kervan geçmez bir yer dedik tam aradığım yer diye düşünüyordum ana yoldan ayrıldım köy yoluna girdikten 15-20 km. sonra lastik patladı kenara çektim lastiği geçiştirmek için indik ben lastiği sökerken Derya ile artık önceki günden kalan sex teki sınırları hala kabul etmiyor yapamam diyordu insanın midesi bulanır onu nasıl ağzına alır insan diyordu anal ve oral ilişkiye karşıydı ben de tam krikoyu vurdum patlak lastiği söktüm istetmeyi almak için bağaca geçtim tam eğilmiş istetmeyi çıkarırken enseme bir şeyle vurulmasıyla kendimden geçtim biraz sonra kendime geldiğimde arabanın lastiğini takmışlar bizide arabaya atarak ağaçlık bir bölgeye getirmişler ve beni benim kendi kemerimle ellerimi ayaklarımı bağladıktan sonra bir ağaca oturduğum yerde bağlamışlar halleri oldukça paspal ve perişan dört kişi Deryayı ortalarına almışlar konuşup orasını burasını elliyorlardı ben kendime gelince bırakın onu yoksa pişman olursunuz hepiniz öldüreceğim diye bağırıyorum fakat çaresiz olduğumu sonradan anlıyorum adamlardan biri yanıma geldi ve arkadaş kötü bir niyetimiz yok ama kız arkadaşın insanı deliye çevirecek bir parça hala da bakireymiş o yüzden dokunmak istemedik o zaman bizi ağzınla tatmin et dedik sözde sana bile yapmamış öylemi dedi bende evet o bunlara karşı dedim o da ozaman bizi ağzına almıyor kendinide bozmak istemiyoruz o zaman seni boşaltsın bizde size bakarak kendi kendimize tatmin olsak dedi o adamların gerçek niyetlerini tam anlamadım acaba doğruyu mu söylüyorlardı eğer doğruysa bir noktada kendimi şanslı sayabilirdim hem bu kötü durumdan en iyi şekilde kurtulabilirdik hem de Derya mecburiyetle de olsa benimde istediğimi yapacaktı derya ya söyledi o hala karşı çıkınca biri göğüslerinin biri arkasında ellerini daldırınca tamam yapacağım ama kusarsam bırakırım dedi ve gelerek benim fermuarı açıp sikimi çıkardı bende panik korku endişeden dolayı hala bir hareketlenme yoktu Derya da benimkini ilk defa açık olarak görüyordu sarısın olan hadi başlasana diyerek Deryanın kafasına bastırdı o da ağzını açıp gözlerini kapalı ve benimkini emmeye başladı daha benimki yeni yeni harekete başlıyordu ki bulantı geldi ve geri çekildi adamların dördüde yarraklarını çıkarmış ellerine almışlardı benimki daha uyanmadığından onlarınkinin üçte biri kadardı ancak Derya bırakınca en iri yarı olanları Deryanın arkasına geçti eteğini yukarı kaldır külotunu indirdi diğer iki kollarından tutuyorlardı Derya çırpınıyor ama boşuna bende bırakın diye bağırıyorum adam aletini Deryanın kalçalarına sürtüyor ve şu işi yapıyorsan yap heryeriyin kızlığını aldırma bana diyordu hadi çabuk dedi bulansan bile bırakmayacaksın hepsini dibine kadar alacaksın tamammı yoksa amını dağıtırım dedi derya o an adamların sikini görünce ağlayarak tamam yapma dediğinizi yapacağım dedi ve tekrar benimkini emmeye başladı fakat bu sefer daha iştahlı yalıyor ta gırtlağına değiyordu adamlarda seyrettikçe kuduruyorlar bak küçük fahişeye işi çabuk kavradı diyorlardı bir taraftan da göğsünü amını okşuyorlardı Deryada onlarında etkisiyle gerçekten iştahı artmıştı deryanın iştahına ve hızına dayanamadım ağzına patladım hemen çekildi ağzı ve yüzü meni olmuştu tamam istediğiniz oldu bırakın bizi dedi iri adam bizim ne faydanız oldu siz kendinizi mutlu ettiniz dedi sıra bizde dedi ve aletini deryanın ağzına uzattı ve Derya onların sikinide emmeye başladı. Ama anladığım kadarıyla zevkta almıyor değildi. Ben bu hali görünce tekrar kaldırdım sikimi adamlar teker teker Deryanın ağzına boşaldılar ve gittiler . Onlar gidince derya beni hemen çözdü ve bana sarılarak ağlamaya başladı bende üzülme daha kötüsü olabilirdi diyerek ağzını sikime doğru indirdim bana baktı ve hınzırca bir gülümseme ile büyük bir iştahla sikimi kavradı..

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.