Filmdeki sahneler beni etkiledi

Filmdeki sahneler beni etkiledi
Filmdeki sahneler beni etkilemiş, bacak aram ıslanmaya ve yanmaya başlamıştı. Elim ister istemez oraya doğru kaymağa başlamıştı. Aramı mıncıklamaya, sıkmaya başladım. Şarabın da etkisiyle iyice coştum. Ama kendimi tatmin etmem bana yeterli gelmeyecekti. Bir erkeğe ihtiyacım vardı. Telefon defterimi karıştırıp bu gece çağırabileceğim birini bulmaya karar verdim. Bana hala aşık olan Mehmet`te karar kıldım. Hemen aradım ve onu içki içmeye davet ettim. O da niyetimi anlarcasına “hemen geliyorum” dedi. İnanılmaz bir hızla duş aldım, güzel kokular süründüm ve giyindim. Uzun zamandır kimseyle sevişmediğim için, çok heyecanlanmıştım. Bacak aram yanıyordu. Onu üzerimde gidip gelirken hayal ediyor, daha çok azıyordum. Zaman sanki durmuştu. Biran önce gelmesini istiyordum. Hemen gelsin ve hemen beni yatağa atsın. Giysilerimi çıkarıp tek parça birşey giymeliydim. Bir çırpıda çıkarabileceğim kısa bir gecelik giydim. Salona doğru yürürken kapı çaldı. Oohhh tanrım kalbim çarpmaya başladı. Kapıya koştum. Gelmişti.. Mehmet şimdi bana her zamankinden daha yakışıklı görünüyordu. Elinde bir şişe şarap vardı. Elinden tutup onu salona götürdüm ve dudaklarına yapışıp ona kocaman bir hoşgeldin öpücüğü verdim. Mehmet benim bu halime biraz şaşırmıştı. Uzun zaman peşimden koşmuş ve benden yüz bulamıştı. Şimdi onun üzerine atlamama haliyle şaşırıyordu. Onu öpünce içim kıpır kıpır olmuştu. Salona geçtik, kendi şarabımdan bir bardak da ona verdim. Ben de bir bardak alıp karşısına oturdum. Onu biraz heyecanlandırmak için bacaklarımı hafif araladım. İçim de çamaşır olmadığı için amımı görebiliyordu. Benimle konuşurken gözü sürekli bacak arama kayıyordu. Beni daha iyi görebilmek için ara sıra eğilip bardağı yere bırakıyor, sonra tekrar eline alıyordu. Bardağı elinden bıraktığı bir an, yerimden kalkıp Mehmet’in kucağına oturdum. Öpüşürken, ellerini geceliğimden içeri sokup beni okşamaya başladı. Ben de elimi erkekliğine götürdüm. İyice kalkmıştı. Pantolonunun üzerinden okşamaya, sıkmaya başladım. İkimiz de iyice azmıştık. Beni kucaklayıp “hadi artık yatağa gidelim” dedi. Sonun da beklediğim an gelmişti. Beni yatağın üzerine bıraktı ve soyunmaya başladı. Omuzları ne kadar geniş, kolları ne kadar kaslıydı. Yanıma gelip, bacak arama girdi ve amımı yalamaya başladı. Ara sıra dilini içime sokup çıkartıyor, beni çıldırtıyordu. Sonra biraz daha yukarıya doğru çıkıp, dolgun göğüslerimi emmeye başladı. Bir eli bacak aramda amımı ovuşturuyordu. Mehmet bir kadını nasıl mutlu edeceğini biliyordu. İçime sokup çıkarttığı parmağı beni çıldırtıyordu. “Gir artık içime” diye inliyordum. Ama o sanki beni duymuyordu. Boynumu, kulaklarımı öpüyor, yalıyor, parmağıyla da amımı okşuyordu. Ben iyice kendimden geçmiş, bulutların üstünde uçuyordum. Şehvetli dudaklarını boynum da gezdirirken “öp beni” diye inledim. İkimizin de dudakları ateş gibiydi. Dudaklarımı öpmüyor, emiyordu. Elini çekip, bacaklarımı biraz açmamı söyledi. Sikini bir eliyle tutup önce amıma sürttü sonra bir hamle de içime girdi. Oooohhh harika bir duyguydu. Üzerimde gidip geldikçe zevkten eriyordum. Bacaklarımı omzuna koymamı istedi. Bu pozisyon da ikiye katlanmış gibiydim. Şimdi beni daha rahat sikiyordu. Her vuruşunda ben çığlık atıyordum. “Seni sabaha kadar sikeceğim” diyordu. Ben de “seninim sevgilim, becer beni sevgilim” diye karşılık veriyordum Yer değiştirip üste ben çıktım. Bacaklarımı iyice açıp, üzerinde zıplamaya başladım. Elleriyle vücudumu okşuyor, ne kadar güzel olduğumu söylüyordu. İkimizde zevkten uçuyorduk. İlk önce ben sonra da o boşaldı. Yatakta birbirimize sarılıp bir süre yattıktan sonra giyinip mutfağa gittik. İkimiz de acıkmıştık. Bir şeyler yiyip kaldığımız yerden devam ettik. Seyrettiğim erotik film hayatıma harika bir erkeğin girmesine neden oldu.

Bakir delikanlı

Bakir delikanlı
Cengiz ile tanıştığımda beni o akdenizli görüntüsü ve yakışıklılığı ile büyülemişti. Deniz renginde, parlak gözleri vardı. Kısa kesilmiş kahverengi saçları ve sıcak gülüşü kadar gençliği de beni etkilemişti. O kadar utangaç ve dikkatli görünüyordu ki, ilk hareketin benden gelmesi gerektiğini anladım. Bana çok hoş ve rahat bir su yatağına sahip olduğundan bahsediyordu. Ben de ona beni odasına götürmesini, su yatağının rahat olup olmadığını test etmek istediğimi söyledim. Beni hemen yatak odasına götürdü. Oraya vardığım zaman bu geceyi nasıl geçireceğime karar vermiştim bile. Su yatağına oturdum ve kendimi tamamen serbest bıraktım. Onun da yanıma gelmesini istedim. Vücudunu yanımda hissettiğimde eğilerek küçük bir öpücük kondurdum. Şehvetli bir öpücükle karşılık verdi. Gömleğinin düğmelerini yukarıdan aşağıya doğru açmaya başladım. Yumuşakça göğsünü okşuyor, zeytin rengi teni öpüyor, bütün duygularımı onun anlayışına açıyordum. Sonunda gömleğini çıkarıp yere attım, pantolonunun fermuarını çözdüm, vücuduna yapışmış daracık pantolonunu zorlukla ayaklarından sıyırarak çıkardım. Bacak aramdan sular akmaya başlamıştı. Önceden planladığım gibi onun her tarafına dokundum, okşadım. Onu daha fazla böyle bekletemezdim, keşiflerime son verip soyunmaya başladım. Çıkardığım her parça giysimi dikkatsizce yakındaki sandalyenin üzerine bırakıyordum. Yanına oturdum ve bana istediği her şeyi yapabileceğimi söyledim. Okşamaları çok dikkatli ve nazikti. Bu benim şehvetimi iyice artırmıştı. Ateşli ateşli vücudumun her parçasını öpüyor, okşuyor ve yalıyordu. Sonra bir an durdu. Artık içime girmek istediğini anladım. Sırtüstü yatağa uzanmasını istedim ve üstüne oturdum. Kutum bu genç erkeğin kamışını yavaş yavaş içine alıyordu. İkimiz de zevkten inlemeye başladık. Kalçalarımdan tutup, üzerin de hareket etmeme yardımcı oluyordu. Eğilip dudaklarına yapıştım. Kamışı şeftalim de, dili de ağzımdaydı. Biraz daha ileri kayıp göğüslerimi emmesini söyledim. Meme uçlarımı yalıyor, emmiyordu. Ohhhh tanrım, en zevk aldığım şey buydu. Üzerinden kalkıp yatağa uzandım. Bacaklarımı açtım ve arama girmesini söyledim. Şimdi altta olan bendim. Penisini kutuma sokup hızla gidip gelmeye başladı. Hareketleri gibi nefesi de hızlanmıştı. Soluğundan boşalmak üzere olduğunu anladım. Ellerimi kalçasına yapıştırıp kendime doğru çekmeye başladım. Dibime kadar köklemesine yardım ettim. Keyif ve şehvetle inleyerek boşalmamıza kadar benim olan ne varsa hepsini ona verdim. Onun yüzüne bakarken çok mutluydum. Onun da mutlu olduğunu söyleyebilirim. Üzerime eğildi ve tutkuyla öpmeye başladı. Bütün duygularımız dilimizdeydi sanki. Beni üzerine çıkararak yeniden sevişmeye başladı. Neler yapabileceğini sanki bana göstermeye çalışıyordu. Ben dünden razıydım. Samimi birlikteliğimiz her dakikasında pozisyonlarımızı değiştirerek devam ettik. Bütün gece seviştik. Ben tatmin ve memnun olmuştum, o da öyle görünüyordu.

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Okul Gezisinde Gözdeyle sex hikayemiz liseden

Okul Gezisinde Gözdeyle
Okul gezisi için İzmire gelmistik.Eskisehirden gece yola ciktigimiz icin sabaha cok yorgun dusmustuk(sabaha kadar uyumadıgımızı tahmin edersiniz).Cesitli yerleri ve unıversiteleri gezdikten sonra aksam icin dolasmak istemedigimizi cok yorgun olup yatmak istedigimizi soyledık.

Zaten bizim grup daha once izmire gelmisti.Ve aksama . odalarda alem yapma kararı almistik.hocaları da yola getirince bizim icin hersey hazırdi.Cantalara rakı vıskı bıra 3lusunu doldurunca bize keyif yapmak dustu.

Odalar 3 kısılıktı.içmeye basladık arda kızlarda bizim odaya geliyoldu.Onları kandırıp icirmeye calistik ama olmadı.Yan odaya gectim.Orada bizim kizlar vardı ve aksama dısarı cıkmak ıcın hazırlanıyorlardı.

Gozde onume gecıp nasıl olmusum dediSutun gibi bacaklari mini etekle ortaya cıkmis tas gibi gogusleri ise badysıne sıgmıyordu.ustundekı gomlegı cıkarınca sutyen gıymedıgını ve gogus uclarının sipsivri oldugunu gorunce dayanamadim.Kizlar hocalar asagıda kimseyı cıkarmıyolar dıyınce bunlarda dısarı cıkmaktan vazgectıler Gozdeye ya gel bizim odaya dedim.Bizde içki oldugunu bildigi için geldi

Ben gozdeyle balkona gectım bızımkılerde ıcerde iciyolar.Bunu rakı bıra vıskı uclusuyle iyice cocturdum.İyce yumusayınca cipsleri yedirmeye basladım.O tas gibi kalin dudaklarına surtturerek yediriyordum.Artık oda dayanamadı parmagımı emmye basladı.Bende doruga ulasmıstım dudaklarına yapistim.dilimi adeta dans ettiyodum.Kulaklarından cenesine yuzunu dillemis artık altın vurus zamani gelmistiAyaga kaldirip bunu opmeye devam ettim.Bu arada elimi mini etegin altina

sokmus bacaklarından . yukarı cıkıyordum Kulodunu sıyırdım parmaklamaya basladım İtiraz edecek oldu agzını kapadım.

Artık birbirimizi soymaya basladık.BAdysını cıkarım goguslerını dillmeye basladım İyice zevklenen Gozde egılıp benımkını aldı.Zevkten delirmistim bayanamayıp sandalyeye coktum.Bosalmadan kafasını kaldırdım bunu yer yatırıp bacaklarını omzuma aldım yapma dıyordu ama tepkıde vermıyordu yavasca kafasını ıcerıye soktum ahh dıye ınledıBizimkilerde bu sesle balkona cıktılar bizi sikisirken gorunce once sasırdılar sonra soyunmaya basladılar.

Gozdeyı ayaga kaldırp domalttım agzına ben amına ve gotune oburlerı gırdı.Bizim odadan zevk cıglıkları geliyodu.Artık daha fazla dayanamadım bosaldım bizimkilerse coktan bosalmıs kendilerini yere atmislardi.Galiba hayatımın en guzel gezısıydi.Bundan sonra okuldan kacıp arkadasın bos evınde Gozdeyle tatilimizi hatirliyoruz.