Diş Çekimi Başka bir şeye döndü

Diş Çekimi Başka bir şeye döndü
Günlerden cumartesiydi ve aşırı yorgun bir gün geçirmiştim.Son hastamıda gönderdikten sonra derin bir nefes aldım saat 9 a geliyordu.O anda kapı çaldı gittim ve açdım eski bir hastam olan Selin hanım karşımda duruyordu.Bana bir kaza geçirdğini ve bir dişinin çok ağrıdığını söyledi.Her ne kadar yorgun olsamda selin hanım eski hastamdı içeriye buyur ettim.Bu arada ondan söz edeyim.Selin hanım 36 yaşında hafif balık etli sarışın oda 3 yıl önce kocasından ayrılmış.Her neyse hikayeme döneyim.Selin hanımı hemen tedavi edip eve gitmek istiyordum.Aklımdan kötü birşey geçmiyordu ne olduysa o an oldu selin hanımın eteği kalça kısmına kadar yırtıldı.Önce şaşırıp kontrol etti sonra utangaç bir tavırla koşarak tualete girdi.Bende peşinden gittim.Bana giyecek birşeyler olup olmadığını sordu bende yedek bir pantolon olduğunu söyledim.Gidip çekmeceden pantolonu alıp geldim.Ne olur ne olmaz bulunduruyordum.Pantolonu vermek için seslendim kapıyı hahifçe araladı ona uzattım.Bir süre sonra içeriden yeniden seslendi fermuarını çekemedğini söyledi içeri gelmemi rica etti içeri girdim.Fermuarı tuttum ve birden yukarı çektim.Teşkkür etti elimi geri çekerken yanlışıkla göğüslerine deydirdim tepki vermedi kafamdan şimşek hızıyla geçen bir fikri onayladım ve ellerimi göğüslerine atıp okşamaya başladım.Oda hemen karşılık verdi ve üstündekileri çıkarmaya başladı ben ise o muhteşem göğüslerini okşayıp bir yandanda diğer elimle amını okşuyordum.Kontrol birden benden çıkdı beni tuttu ve klozete oturttu.Pantolonumu indirdi benim 17 liği eline aldı ve okşamaya başladı acayip zevk alıyordum benim açlığım ondanda fazlaydıkafasını tuttum ve iyice bastırdım penisim uzun olmasada oldukça kalındı.Yalamaya devam etti çokdan ikimizde çıplak kalmıştık yavaşça kalktım.bir ayagını kaldırıp klozetın üstüne koydum önce biraz manzarayı seyretmek istedim ancak kendimi durduramadım ve dilimi amına dayadım kokusu muhteşemdi dil darbelerim ile kendinden geçmişti.Hiç beklemediği bir anda penisimi kökledim.Üstelik arkadan girmiştim çığlığı bastı.Önceden arkadan yapmış olmalıydı penisim girerken fazla zorlanmadı.Bir müddet içinde öylece bekledim.Hafif hareketlerle ileri geri gitmeye başladım aldığı acı zevke dönüşüyordu bağırışları iniltilere dönüşmüştü.
İçinden çıkmak istemedim ve götüne öylece boşaldım.İkimizde sessiz kalmıştık.Hiç konuşmadan toparlandık onu evine bırakdım.Bu iş burda bitti dememle ertesi gün bana mesaj atması bir oldu.Ne zaman yeniden buluşabileceğimizi sordu haftaya gel yine bir diş çekimi yaparız diye cevapladım.3 aydır ilişkimiz devam ediyor

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Diş Çekimi Başka bir şeye döndü

Diş Çekimi Başka bir şeye döndü
Günlerden cumartesiydi ve aşırı yorgun bir gün geçirmiştim.Son hastamıda gönderdikten sonra derin bir nefes aldım saat 9 a geliyordu.O anda kapı çaldı gittim ve açdım eski bir hastam olan Selin hanım karşımda duruyordu.Bana bir kaza geçirdğini ve bir dişinin çok ağrıdığını söyledi.Her ne kadar yorgun olsamda selin hanım eski hastamdı içeriye buyur ettim.Bu arada ondan söz edeyim.Selin hanım 36 yaşında hafif balık etli sarışın oda 3 yıl önce kocasından ayrılmış.Her neyse hikayeme döneyim.Selin hanımı hemen tedavi edip eve gitmek istiyordum.Aklımdan kötü birşey geçmiyordu ne olduysa o an oldu selin hanımın eteği kalça kısmına kadar yırtıldı.Önce şaşırıp kontrol etti sonra utangaç bir tavırla koşarak tualete girdi.Bende peşinden gittim.Bana giyecek birşeyler olup olmadığını sordu bende yedek bir pantolon olduğunu söyledim.Gidip çekmeceden pantolonu alıp geldim.Ne olur ne olmaz bulunduruyordum.Pantolonu vermek için seslendim kapıyı hahifçe araladı ona uzattım.Bir süre sonra içeriden yeniden seslendi fermuarını çekemedğini söyledi içeri gelmemi rica etti içeri girdim.Fermuarı tuttum ve birden yukarı çektim.Teşkkür etti elimi geri çekerken yanlışıkla göğüslerine deydirdim tepki vermedi kafamdan şimşek hızıyla geçen bir fikri onayladım ve ellerimi göğüslerine atıp okşamaya başladım.Oda hemen karşılık verdi ve üstündekileri çıkarmaya başladı ben ise o muhteşem göğüslerini okşayıp bir yandanda diğer elimle amını okşuyordum.Kontrol birden benden çıkdı beni tuttu ve klozete oturttu.Pantolonumu indirdi benim 17 liği eline aldı ve okşamaya başladı acayip zevk alıyordum benim açlığım ondanda fazlaydıkafasını tuttum ve iyice bastırdım penisim uzun olmasada oldukça kalındı.Yalamaya devam etti çokdan ikimizde çıplak kalmıştık yavaşça kalktım.bir ayagını kaldırıp klozetın üstüne koydum önce biraz manzarayı seyretmek istedim ancak kendimi durduramadım ve dilimi amına dayadım kokusu muhteşemdi dil darbelerim ile kendinden geçmişti.Hiç beklemediği bir anda penisimi kökledim.Üstelik arkadan girmiştim çığlığı bastı.Önceden arkadan yapmış olmalıydı penisim girerken fazla zorlanmadı.Bir müddet içinde öylece bekledim.Hafif hareketlerle ileri geri gitmeye başladım aldığı acı zevke dönüşüyordu bağırışları iniltilere dönüşmüştü.
İçinden çıkmak istemedim ve götüne öylece boşaldım.İkimizde sessiz kalmıştık.Hiç konuşmadan toparlandık onu evine bırakdım.Bu iş burda bitti dememle ertesi gün bana mesaj atması bir oldu.Ne zaman yeniden buluşabileceğimizi sordu haftaya gel yine bir diş çekimi yaparız diye cevapladım.3 aydır ilişkimiz devam ediyor

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.