Bakkala Borcumuzu Ödedim

Bakkala Borcumuzu Ödedim
Evde yediklerim beni kesmeyince mahallenin bakkalından veresiye alışveriş yapıyordum. Bu veresiyeden ne annemin nede babamin haberi vardı. Bir gün bakkal borcumu ödememi istedi. Ben de “şu an param yok nasıl ödeyeyim ki?” dedim. O da “O zaman annene söylerim borcunu o öder!” deyince başımdan kaynar sular aktı birden. Yalvardım “Hemen söyleme lütfen aramızda halledemezmiyiz?” dedim. Gözleri birden bire ışıl ışıl parladı. “Yarın gel ödeşelim!” dedi. Ertesi gün bakkala gittim beni görünce pis pis sırıttı. Pantolonunun önünü oğuşturuyordu. “Ödeşmek için hazırmısın?” dedi. Ben de saf saf “evet!” dedim. “Nasıl ödeşeceğiz?” der demez elimden tuttu ve bakkalın arka tarafına götürdü beni. Birden sarıldı bana. “Hiç kaçma, borcunu anca böyle ödeyeceksin!” dedi. Pantolonunun fermuarını sıyırarak “yala bakalım!” diyerek henüz kalkmamış yarağını ağzıma doğru uzattı. Çaresiz yere eğildim dudaklarım ve dilimle yarağının üzerinde gezinmeye başladım. Acayip sesler çıkarmaya başladı. İyice sertleştiği zaman beni ayağa kaldırarak etekliğimi çıkarttı domaltarak amımı ve göt deliğimi yalamaya başladı. “Çok güzelmiş amcığın!” deyip duruyordu. Sonra birden ayağa kalkarak kocaman yarağını küçük pempe göt deliğime sürtmeye başladı. Sıcacık yarağın etkisiyle o ana kadar hissetmediğim bir zevk duygusu sardı her yanımı. Korku ve zevk aynı anda içimdeydi. Yarağın baş kısmını daracık deliğime zorlaya zorlaya soktu. İki eliyle kalçalarımı iyice ikiye ayırıp öyle bir yüklendi ki kasıkları kalçalarıma iyice yapışıp yarağı kızlık zarımı paramparça edip tümden amcığımın dibini bulmuştu. İçimdeki yarağın haraketlerinden yanan canım gittikçe dinmeye ve zevk almaya başlamıştı.Gittikçe hızlanmıştı. Kocaman kalçalarıma çarpan kasıkları götümden şlak şlak seslerinin çıkmasına neden oluyordu. Biraz sonra yarağını amcığımdan çekti. Bacaklarımı omzuna ve yarağını amcığımın dudaklarına bir müddet sürttükten sonra bir hamlede taşakları hariç o kocaman yarağınının hepsini amcığımın içine daldırdı. Bu sırada tişörtümü açarak kocaman taş gibi memelerimi çıkartı. Onları görünce gözleri faltaşı gibi açıldı. “Onları sıkıp yoğurmak başlarını emmek şart oldu!” diyerek söylediklerini yapmaya başladım. Benim de hoşuma gitmeye ve beynim uyuşmaya başlamıştı. Amcığımın olduğundan fazla ıslandığını hissediyordum. Birden kasılmaya başladı ve “geliyorum!” diyerek yarağını çıkartarak o kocaman göğüslerimin arasına boşalmaya başladı. “Evet, borcunun ilk taksidini ödedin tatlım!” dedi. Ben de merakla ve istekle “geri kalanı ne zaman ödeyeceğim?” diye sordum. “Kendimi hazır hissettiğim zaman!” dedi.

Şehvetli saatler

Şehvetli saatler
Kuzenim boşanmaya karar verdi. Boşanırken de beni şahit olarak gösterdi evet yalan değil ben çoğu kez tartışma durumlarının tam üstüne gelirdim. Neyse davayı açtık ve duruşma gününü beklemeye başladık ve bir süre sonra duruşma için tebliğ geldi ve gittik mahkeme salonuna vardığımızda adeta şok olmuştum elim ayağım birbirine dolaştı, çünkü tahminen 19-20 yaşlarında yeşil gözlü, minyon tipli,harika vücutlu bir bayanla göz göze geldim gerçekten bir ay parçası gibi, sanki özenle yapılmış bir tablo gibi duruyordu. gözlerimi ondan alamamıştım, o da bir müddet gözlerini gözlerimden çekmedi ve sonra tekrar önüne bakmaya başladı kuzenimde durumu birazda olsa fark etmişti ve bana imalı imalı gülümsedi.

Bir kaç kaç kişiden sonra songül …. – rafet …. diye isimler okundu ve onunla birlikte zayıf, kirli sakallı ayakta zor duran 35-40 yaşlarında bir bey de girdi ve o an anladım ki onların da boşanma davaları vardı, ama neden? böyle bir kadını kim kıyıpta boşayabilirdi ki aklıma takılmıştı neyse onlardan sonra bizim isimlerimiz okunda ve bizde girdik yaklaşık 45 dk bizim duruşma sürdü ve çıktık.Ama benim aklım hep o kadındaydı çıkınca kuzenimin tel.çaldı arayan teyzem di ve sonra kuzenimle vedalaşıp ayrıldık saat 11:30 olmuştu o gün bende izinliydim vaktim boldu yani evime giderken canım çay içmek istedi ve bir çay bahçesine doğru yöneldim geldiğimde gözlerime inanamadım o adliyedeki bayan yalnız başına oturmuş çay içiyordu yanına yaklaşıp merhaba masanıza otursam sakıncası varmı diye sordum çünkü diğer masalar doluydu o da etrafına bakıp masaların dolu olduğunu gördükten sonra buyrun oturabilirsiniz diye cevap verdi bende oturup bir çay istedim garsondan ve konuşmaya ilk ben başladım önce ismini sordum songül dedi
-pardon biraz özel bir soru olacak ama merak ettim boşanma davanız mı var
-evet ya siz, sizdemi boşanıyorsunuz
-hayır o bayan benim kuzenim kocasından boşanıyor ve bende şahit olarak ordaydım
-özür dilerim ben eşiniz sanmıştım…
-peki boşanma sebebi nedir?
-beni nerdeyse hergün döver ve hakaret eder hayatımı zındana çevirdi,içki içmeden duramaz ne kadar söylediysem fayda etmedi aksine beni dövmeye kalkar
-size nasıl kıyabilirki
-neden şaşırdınız
-yani siz çok efendi ağır başlı bir kadına benziyorsunuz ayrıca çok hoş ve çekicisiniz dedim bunun üzerine yine o güzel gözlerini bana çevirip hafif bir gülümsemeyle
-ne yapalım kader işte, keşke sizin gibi düşünse hayatında ondan hiç böyle sözler duymadım. yaklaşık 1 saat böyle kunuştuktan sonra ondan tel istedim ama vermedi beni tanımadığını o nedenle güvenemeyeceğini söyledi bende tanı o zaman dedim ve kağıda telefonumu yazıp ısrarla verdim çünkü ona vurulmuştum gönülsüzce aldı kağıdı aramam ama umut etme dedi canınız sağolsun dedim. Aradan birkaç hafta geçtikten sonra işyerindeyken gizli numaradan telefon geldi açtım Merhaba ben songül dedi, dünyalar benim olmuştu. Konuştuk biraz ve ona cafede bişeyler içme teklifinde bulundum Pazar günü olabilir dedi, Pazar günü oldu erkenden kalktım duşumu aldım hazırlandıktan sonra beklemeye başladım yine gizli no dan aradı 1 saat sonra buluştuk ve bu sefer biraz daha samimiydik bana bütün geçmişini anlattı henüz 7 aylık evli olduğunu çocuğunun olmadığını ona ait olan evde oturduklarını falan söyledi tabi bende kendimi anlattım, telefonunu verdi, kocası bir keresinde onu yine dövmüş dışarda giyilmeye müsait olmayan gecelikle dışarı atmış onu etrafa rezil etmiş ve bardağı taşıran son damla da bu olmuş. Davalar duruşmalar derken onlar boşadı bizim de 2 duruşmadan sonra mahkeme sonuçlandı fakat bizim buluşmamız dahada sıklaştı ve bir gün ben
-evini merak ediyorum nerde nasıl yaşıyorsun
-biraz hızlı değilmisin
-ne hızlısı ben sadece evini merak ettim korkma benden sana zarar gelmez
-peki o zaman sana güveniyorum müsait olduğumda seni bi akşam ararım çünkü gündüz komşular görür ve yanlış anlar. tamam sabırsızlıkla bekleyeceğim dedim.

Aradan bir hafta geçti saat 21:30 civarında telefonum çalmaya başladı baktım oydu ve açtım bana müsait olduğunu ve gelebileceğimi söyledi evin adresini verdi hemen hazırlanıp arabama atlayıp verdiği adrese gittim arabayı bir sokak öne park edip apartmanın önüne geldim dairesine çıktım kapıyı çalmama gerek kalmadan açtı, kapı deliğinden beni gözlüyormuş içeri girdim ve gösterdiği kanepeye oturdum çayı zaten demlemişti pastalar da hazırdı biraz sohbet ettikten sonra mutfağa geçip çaylarımızı içip pastalarımızı yedik ten sonra ayağa kalktı ben de ayağa kalktım o dünyalara bedel güzel gözlerine bakıp ondan çok etkilendiğimi ve çok hoşlandığımı söyledim arkasına geçip ona sarıldım sertleşmiş aletimi kalçalarının arasına dayayıp boynunu öpmeye yalamaya başladım gözlerini kapatmış benim neler yapacağımı tahmin etmeye çalışıyordu ellerimi arkadan öne doğru atıp göğüslerini, giymiş olduğu kırmızı renkli gömleğinin üstünden okşamaya başladım bir taraftan boynunu, kulak memelerini arkadan yalayıp diğer taraftan sertleşmiş aletimi kalçalarında ve iki kalçasının arasında gezdiriyordum ellerimi gömleğinin üstünden göğüslerinde gezdirmeye de devam ediyor parmaklarımla göğüs uçlarında daireler çiziyordum. Bazen direnmeye çalışıyor ellerimin arasından yapma, yapmaaaa çekil arkamdaannnn diye kurtulmaya çalışıyordu ama ben onu dinlemiyordum kalçasını saran uzun eteğini alttan parmaklarımın ucuyla tutup yukarı yavaş yavaş çekmeye başladım kalçasına kadar sıyırmıştım sonra ellerimi kasıklarına ordan da külotunun üstünden kadınlığına kadar getirmiştim onu itekleye itekleye duvara dayadım duvarla aramda sıkışmıştı bir elim göğüslerinde, bir elim külotunun üstünden kadınlığını okşarken dilimi de omuzlarında boynunda ve kulak memelerinde gezdiriyordum ellerimle gömleğinin iki yakasından tutup sertçe ayırdım caarrrtt diye gömleği parçalandı gömleğinin kopan düğmeleri etrafa saçıldı bir çırpıda göleğini parçalayıp aldım o narin bedeninden sonra hırsımı alamayıp dişlerimle sütyeninin kopçasını dişlerimle kopardım onuda attım yere vahşileşmiştim birden bana doğru dönüp çılgınca dudaklarıma yapıştı sanki ömründe erkek görmemiş gibi saldırıp ısırıyordu dudaklarımı bende yüzüne bakıp gerçekten beni istiyormusun dedim o da istemeseydim seni eve almazdım dedi bu sefer ben yumuldum dudaklarına ve vahşice emmeye başladım artık beni kimse tutamazdı çünkü çok ateşli, isterik ve doyumsuz biriyimdir onu kucaklayıp yatak odasına götürdüm ve eteğini de çıkardım o da boş durmayıp beni soyuyordu bende kalan son parçayı da (dantelli külotunu)çıkarmak için parmaklarımı külotun ağ kısmına geçirdim ve sertçe çektim caarrrttttttttt diye o da yırtıldı kudurmuş boğa gibiydim sonra boynuna, göğüslerine,her tarafına dil darbeleri atmaya başladım göğüs uçlarını dilimle döve döve yalıyordum, ısırıklar atıyor, emip çekiştire çekiştire somuruyordum, dilimi göğüs uçlarında titretiyordum göğüsleri kızarmaya morarmaya başlayınca dilimin yönünü değiştirip bu defa kasıklarına hedef aldım onu soyunca vücuduna hayran kalmıştım taş gibi bir kadındı göğüsleri sanki hiç yalanmamış gibi dip diri duruyordu karşımda onu adeta yiyip bitiriyordum o da inlemeye başladı sonra tekrar göğüslerine saldırdım ordan dilimi kaldırmadan vücudunun her zerresini dilimle keşfe çıktım omuzlar, karın bölgesi, kalçalar, bacak arasına geldiğimde dahada alevlendim çünkü pespembe sanki hiç yarrak girmemiş gibi taptaze bir amı vardı bulmuşum kaçırırmıyım hemen bacaklarını açabildiğim kadar açıp dilimi amının dudaklarında gezdirmeye başladım songül titremeye ve çılgınca bağırmaya başladı çünkü ilk defa amı yalanıyordu lakin kocası tiksinirmiş, bundan aşırı derecede zevk alıyordu bende bu anın tadını çıkarta çıkarta yalamaya başladım amcığını dilimle klitorisini yalamaya başladım klitorisine dilimi kazıttıra kazıttıra sürtmeye başladım arada bir dilimi ustaca kullanıp dilimi yuvarlak yapıp amının içine kaydırıyor, içinde dans ettiriyordum bundan öyle etkileniyordu ki kalçalarını oynatıp bacaklarıyla kafamı sıkmaya başladı sonra amına dil darbeleri atmaya ve amından fışkıran zevk sularını dilimle kasıklarına yayıp içmeye başladım amı öyle nefis öyle güzel kokuyordu ki san ki bal damlalarını yalıyordum onu amının iç ve dış dudaklarını iri dudaklarımla kavrayıp bir mengene gibi kıstırıyor emiyordum 15-20 dk yaladıktan sonra en son kalan beyaz boxerimi de çıkardım yarrağım sulak yerde büyümüş kalın , damarlı ve esmer bir şeydir yarrağımı görür görmez gözleri fal taşı gibi açıldı çünkü hayatında gördüğü en mükemmel yarrak bilek gibi karşısında duruyordu hemen yarrağıma elini attı ama minicik elleri sadece yarısını kavrayabiliyordu aç kurt gibi yarrağıma saldırdı ooohhhhh ooohhhh ne iri ne muhteşem bir alet bunu asla bırakmam beni iliklerime kadar doyur bu gece seninim artık 3 aydan beri yarrak yüzü görmedim parçala beni boğam diye inlemeye başladı bende seni istediğin gibi doyuracağım fıstığım diye karşılık verdim ve amını benim kütük gibi yarrağıma emanet etti onu iyice yalatıp kudurttuktan sonra yarrağımın başını vıcık vıcık olmuş amının dudaklarında gezdirmeye başladım fırça misali sürttükçe sürtüyor yarağımın önce başını sonrada sert ve kalın gövdesini klitorisinde sürtüp şap şap başıyla bızırığını dövüyordum o ise altımda hadi bastır artık diye inliyordu bir müddet böyle sürttükten sonra yarağımın kafasını amını dudaklarına getirip sert darbeyle bir hamlede içine sokmak istedim çok acımasız olmuştum artık, ama nafile amı daracık taptaze olduğundan sadece kafası anca girebildi içine songül de ne olur yavaş ol çok canım yanıyor amım 4 aydır yarrak yemedi ona nazik davran diye inlemeye başladı bende sikimi bu sefer yavaş yavaş sokmaya içine doğru kaydırmaya başladım biraz sokuyor, duruyordum sonra tekrar hamle yapıyordum sonunda songülün dibini bulmuştum içeriden bir şeylerin parçalandığını hissettim yarrağım bir yerlere takılmıştı songülde avazı çıktığı kadar bağırıyor onu susturmak için dudaklarını ağzıma alıyordum ve aldırış etmeden yüklenmeye devam ediyordum sikimi dibine kadar oturtup tekrar çıkartmaya başladım songül minyon tipli bense iri olmamdan dolayı songül altımda kaybolmuştu sanki onu yatağa zımbalamıştım böyle 15 dk girip çıktıktan sonra köpek pozisyonuna getirdim kalçaları havada, beli aşağıya çökmüş saçlarından sertçe çekip sert darbelerle sikmeye başladım yarrağımı her dipleyişimde ondan zevk çığlıkları çıkıyor bende daha vahşi sikiyordum, amına her vuruşumda kalçalarının titreyişi beni daha da azdırıyordu ve var gücümle sikmeye devam ediyordum o zaten ilk 5-10 darbede boşalmış rahatlamıştı ben durmadan sikiyordum şaap şaappp şapppppp 30-40 dk böyle siktikten sonra onun çok yorulduğunu ve bittiğini fark edip daha ilk sevişmemizde onu fazla hırpalamamak için boşalacağım söyledim pestili çıkmış halsiz kalmıştı boşalayım mı içine deyince kafasını salladı sert darbeler ve kasılmalarla rahminin duvarlarını basınçlı fışkıran spermlerle dövmeye başladım amının derinliklerine o tazyikli döllerimi fışkırttım alev topu gibi spermlerim rahim duvarlarını kavurmuştu sert sevişmekten hoşlanan biri olduğumdan bu songülün de hoşuna gitmişti ben ilk boşalmamı yaşadım ama songül 3. kez boşaldığını söyledi bir saat dinlendikten sonra tekrar başladık onu sabah saat 5e kadar tam 4 kez becerdim geç boşalan biri olduğumdan onu tam anlamıyla yarrağa doyurdum desem yeridir.

Bakir delikanlı

Bakir delikanlı
Cengiz ile tanıştığımda beni o akdenizli görüntüsü ve yakışıklılığı ile büyülemişti. Deniz renginde, parlak gözleri vardı. Kısa kesilmiş kahverengi saçları ve sıcak gülüşü kadar gençliği de beni etkilemişti. O kadar utangaç ve dikkatli görünüyordu ki, ilk hareketin benden gelmesi gerektiğini anladım. Bana çok hoş ve rahat bir su yatağına sahip olduğundan bahsediyordu. Ben de ona beni odasına götürmesini, su yatağının rahat olup olmadığını test etmek istediğimi söyledim. Beni hemen yatak odasına götürdü. Oraya vardığım zaman bu geceyi nasıl geçireceğime karar vermiştim bile. Su yatağına oturdum ve kendimi tamamen serbest bıraktım. Onun da yanıma gelmesini istedim. Vücudunu yanımda hissettiğimde eğilerek küçük bir öpücük kondurdum. Şehvetli bir öpücükle karşılık verdi. Gömleğinin düğmelerini yukarıdan aşağıya doğru açmaya başladım. Yumuşakça göğsünü okşuyor, zeytin rengi teni öpüyor, bütün duygularımı onun anlayışına açıyordum. Sonunda gömleğini çıkarıp yere attım, pantolonunun fermuarını çözdüm, vücuduna yapışmış daracık pantolonunu zorlukla ayaklarından sıyırarak çıkardım. Bacak aramdan sular akmaya başlamıştı. Önceden planladığım gibi onun her tarafına dokundum, okşadım. Onu daha fazla böyle bekletemezdim, keşiflerime son verip soyunmaya başladım. Çıkardığım her parça giysimi dikkatsizce yakındaki sandalyenin üzerine bırakıyordum. Yanına oturdum ve bana istediği her şeyi yapabileceğimi söyledim. Okşamaları çok dikkatli ve nazikti. Bu benim şehvetimi iyice artırmıştı. Ateşli ateşli vücudumun her parçasını öpüyor, okşuyor ve yalıyordu. Sonra bir an durdu. Artık içime girmek istediğini anladım. Sırtüstü yatağa uzanmasını istedim ve üstüne oturdum. Kutum bu genç erkeğin kamışını yavaş yavaş içine alıyordu. İkimiz de zevkten inlemeye başladık. Kalçalarımdan tutup, üzerin de hareket etmeme yardımcı oluyordu. Eğilip dudaklarına yapıştım. Kamışı şeftalim de, dili de ağzımdaydı. Biraz daha ileri kayıp göğüslerimi emmesini söyledim. Meme uçlarımı yalıyor, emmiyordu. Ohhhh tanrım, en zevk aldığım şey buydu. Üzerinden kalkıp yatağa uzandım. Bacaklarımı açtım ve arama girmesini söyledim. Şimdi altta olan bendim. Penisini kutuma sokup hızla gidip gelmeye başladı. Hareketleri gibi nefesi de hızlanmıştı. Soluğundan boşalmak üzere olduğunu anladım. Ellerimi kalçasına yapıştırıp kendime doğru çekmeye başladım. Dibime kadar köklemesine yardım ettim. Keyif ve şehvetle inleyerek boşalmamıza kadar benim olan ne varsa hepsini ona verdim. Onun yüzüne bakarken çok mutluydum. Onun da mutlu olduğunu söyleyebilirim. Üzerime eğildi ve tutkuyla öpmeye başladı. Bütün duygularımız dilimizdeydi sanki. Beni üzerine çıkararak yeniden sevişmeye başladı. Neler yapabileceğini sanki bana göstermeye çalışıyordu. Ben dünden razıydım. Samimi birlikteliğimiz her dakikasında pozisyonlarımızı değiştirerek devam ettik. Bütün gece seviştik. Ben tatmin ve memnun olmuştum, o da öyle görünüyordu.

Komşum Meral

Komşum Meral
Evimde tek başıma kalıyorum. Karşı komşum Meral ara-sıra bana yemek falan getirir, sık sık halimi hatırımı sorar. Meral güzel kadındır. Gözleri yeşil, yüzü güzeldir. Dolgun, kıvrımlı bir vücudu vardır. Asla seksi giyinmez, yine de çok güzeldir. Hep onu sikmeyi hayal etmişimdir.

Geçen gün kapımı çaldı dedi ki, salonun ampulü bozuldu, gelip bir değiştirir misin.. Tabii dedim, gittim. Ampulu değiştirdim, sonra e otur sana bir çay ikram edeyim dedi. Tamam dedim. sıkıldım yalnız, senin burada olman iyi oldu dedi ve yanıma oturdu. Hem de çok yakınıma oturdu, dizlerimiz birbirine değiyordu. büfede birşeye bakar gibi yapmak için kalktım, gittim, sonra gelip tekrar oturdum. Bu kez ben daha yakın oturdum. Dizim hatta bacağım değiyordu. Ulan nasıl heyecanlandım, acaba çekilecek mi, ayıp mı ettim acaba diye.. Yan gözle baktım bir yüzüne.. Yere bakıyordu, hafif çekinmiş gibiydi ama bacağını da çekmiyordu, üstelik daha mı sıkı bastırmıştı ne Anladım ki komşum “olmuş”. Canı gerçek bir sikiş istiyor. Çayımı sehpaya koydum. Hafiften ona döndüm, dedim kocanla aranız nasıl?. Nasıl olsun, dedi, iyiyiz. Biraz ama çok az daha yaklaştım, kolumu koltuktan arkaya attım, ona iyice döndüm, bacağım artık onun bacağının altına girmişti, onun bacağı da benimkinin üstünde idi. Artık herşey açık olmuştu. Elimle baldırını okşamaya başladım. Diğer elimle de belinden tuttum, iyice kendime çektim. Dedim, iyi olmuş kocanın bu yolculuğu. Yaklaştım, dudaklarından yapıştım. Güzelce bir öptüm. Seni düşünüp kaç kere 31 çektim biliyor musun dedim.
Biliyorum dedi. Banyondan hepsinin sesi geliyor. Her defasında içim gidiyor dedi.. Elimi eteğinin altına soktum, külodunun arasından amını yokladım, ıslanmıştı. si*im pantolonumu iyice zorlamaya başlamıştı. Elini attı, biraz pantolonun üstünden okşadıktan sonra fermuarı açtı, açıktan sikimi sıvazlamaya başladı. Kafasını tuttum, eğdim, soktum ağzına. Önce yaladı biraz, sonra emmeye başladı. Ama ne emmek, bu zamana kadar hiç bir karı böyle emmemiş beni. Dedim çok güzel emiyorsun, kocan çok şanslıymış. Sen de benim gibi sert sike hasret kalsan böyle emerdin dedi.O anda bende şimşek çaktı. Hay allah dedim. Adamın bu yaşta bile beni azdıracak, böyle güzel karısı olsun, sonra da siki kalkmasın. Ama benimki ayaktaydı, hatta Meralin ağzındaydı. Emdi, emdi, emdi.. Sonra çıkarttım ağzından, kaldırdım, yüzünü duvara çevirdim, eğil dedim. Eğildi. Eteğini sıyırdım, kocaman kalçaları vardı, ama nasıl kalçalar, hiç selülit yok. Kaymak gibi. Ulan dedim, hazinenin dibinde yaşıyormuşuz haberimiz yokmuş. Amı öyle açık karşımda duruyor, nasıl ıslak.. Benim si*im de taş gibi, kıpkırmızı olmuş zaten, sokuverdim içine, ilk defada dibine kadar. Ayıptır söylemesi si*im biraz kalındır. Meralden ahh diye bir ses çıktı.Bir elimle saçlarından kavradım, diğeriyle de kalçasından tuttum, gidip gelmeye başladım. Ben soktukça Meral ahlıyordu.
Ama nasıl derinden, daha ben gelmeden sarsılmaya başladı, az sonra kafası düştü. Eliyle tuttu kalçamı götürüp getirmeye başladı. Tamam dedim, o geldi beni de getirmeye çalışlıyor. Abandım merale, ben siktikçe şak şuk sesler çıkıyor, ama nasıl, ev inliyor. Herhalde apartmanın hepsi dinlemiştir. Gittikçe daha sert sikmeye başladım. Meral de herhalde özlemiş sert sikişi, çok geçmedi tekrar ahlamaya başladı. Elini attı aşağıdan taşaklarımı kavradı, hafiften sıktı, o anda patladım. Devam et dedi, acımasına rağmen daha sert sikmeye başladım. Dört beş defa çaktım çakmadım o da sarsıldı yine kafası düştü. Çıkart dedi, yine yalayacağım sikini. Çevirdim yine oturdum kanepeye.
O da diz çöktü önüme, kökünden ucuna kadar, yalaya yalaya temizledi sikimi, taşşaklarımı Sonra baktı, gülümsedi. Dedi iyi ki geldin, yoksa çok sıkılacaktım böyle evde tek başıma.

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler
Ankara da çalışıyordum Derya da liseye yeni bitirmiş bir büroda muhasebe işine bakıyordu Deryanın halası oğlu vasıtasıyla tanıştık kısa zamanda aramızdaki yakınlık gerçek bir sevgiye dönmüştü hemen hemen altı ay kadar elim eline dahi değmemişti bir gün beni yanağımdan öptü ve bana cesaret verdi ben biraz çekingen olmamdan dolayı cesaret edip açılamıyordum onun bu hareketi sonrası cesaret aldım bir cumartesi çalıştığım yere geldi kapanış saati olduğu için kimse kalmamıştı dış kapıyı kilitledim biraz işim olduğunu bitirip çıkmamızı söyledim oda kendisinin saçını yıkamak istediğini söyleyerek lavobaya gitti ben dayanamadım ve arkasından gidip ona seyretmeye başladım gömleğini çıkarmış sadece sutyenle duruyordu gözleri sabunlu olduğu için fıskiyeyi bulamıyordu hemen yanına vardım fıskiyeyi alarak suyu tutmaya başlayınca yapma dedi fakat bırakmadım ve ensesine bir öpücük bıraktım bana dönünce göğüslerinin o kadar şahane olduğunu tahmin etmiyordum ve hemen kucağıma alarak masaya götürdüm dudaklarından başlayarak aşağıya doğru indim göğüslerini göbeğini öptükten sonra eteğini aşağıya sıyırdım hiç itiraz etmiyordu ve amının etrafında dilimi dolaştırdım dilimi içinde gezdirdikçe kendinden geçti ve kendimi ertesi güne adapte ederek öylece bıraktım fakat Deryanın en çok oral sex yapmam etkilemiş fakat bunu nasıl yaptığımı kendisinin böyle bir şey yapamayacağını söyledi bu arada külotu sırılsıklam olmuştu ben de sex te sınır olmamasını yoksa zevkin sınırlanacağını söyledimse de onu oral sexe ikna edemedim o akşam onu evine bıraktım ve ertesi gün baş başa kalacağımız bir yerlere gitmek üzere ayrıldık sabaha kadar uyuyamadım ve Sabah arabayı ve mangal malzemelerini alarak onu almaya gittim fakat o gün ki kıyafetleri ile görenin delirmemesine imkan yoktu siyah bir mini etek üzerine beyaz dar bir buluz giymiş göğüslerinin ucu sanki dışarıda duruyordu onu öylece görünce bu günün hiç bitmemesini istiyordum oda bu güne özel hazırlanmıştı neyse yola hemen çıktık Ankaranın kuzey tarafında daha önce bir arkadaşım bahçesi vardı oraya gitmiştim yer sakin göz uzak hani dedikleri gibi kuş uçmaz kervan geçmez bir yer dedik tam aradığım yer diye düşünüyordum ana yoldan ayrıldım köy yoluna girdikten 15-20 km. sonra lastik patladı kenara çektim lastiği geçiştirmek için indik ben lastiği sökerken Derya ile artık önceki günden kalan sex teki sınırları hala kabul etmiyor yapamam diyordu insanın midesi bulanır onu nasıl ağzına alır insan diyordu anal ve oral ilişkiye karşıydı ben de tam krikoyu vurdum patlak lastiği söktüm istetmeyi almak için bağaca geçtim tam eğilmiş istetmeyi çıkarırken enseme bir şeyle vurulmasıyla kendimden geçtim biraz sonra kendime geldiğimde arabanın lastiğini takmışlar bizide arabaya atarak ağaçlık bir bölgeye getirmişler ve beni benim kendi kemerimle ellerimi ayaklarımı bağladıktan sonra bir ağaca oturduğum yerde bağlamışlar halleri oldukça paspal ve perişan dört kişi Deryayı ortalarına almışlar konuşup orasını burasını elliyorlardı ben kendime gelince bırakın onu yoksa pişman olursunuz hepiniz öldüreceğim diye bağırıyorum fakat çaresiz olduğumu sonradan anlıyorum adamlardan biri yanıma geldi ve arkadaş kötü bir niyetimiz yok ama kız arkadaşın insanı deliye çevirecek bir parça hala da bakireymiş o yüzden dokunmak istemedik o zaman bizi ağzınla tatmin et dedik sözde sana bile yapmamış öylemi dedi bende evet o bunlara karşı dedim o da ozaman bizi ağzına almıyor kendinide bozmak istemiyoruz o zaman seni boşaltsın bizde size bakarak kendi kendimize tatmin olsak dedi o adamların gerçek niyetlerini tam anlamadım acaba doğruyu mu söylüyorlardı eğer doğruysa bir noktada kendimi şanslı sayabilirdim hem bu kötü durumdan en iyi şekilde kurtulabilirdik hem de Derya mecburiyetle de olsa benimde istediğimi yapacaktı derya ya söyledi o hala karşı çıkınca biri göğüslerinin biri arkasında ellerini daldırınca tamam yapacağım ama kusarsam bırakırım dedi ve gelerek benim fermuarı açıp sikimi çıkardı bende panik korku endişeden dolayı hala bir hareketlenme yoktu Derya da benimkini ilk defa açık olarak görüyordu sarısın olan hadi başlasana diyerek Deryanın kafasına bastırdı o da ağzını açıp gözlerini kapalı ve benimkini emmeye başladı daha benimki yeni yeni harekete başlıyordu ki bulantı geldi ve geri çekildi adamların dördüde yarraklarını çıkarmış ellerine almışlardı benimki daha uyanmadığından onlarınkinin üçte biri kadardı ancak Derya bırakınca en iri yarı olanları Deryanın arkasına geçti eteğini yukarı kaldır külotunu indirdi diğer iki kollarından tutuyorlardı Derya çırpınıyor ama boşuna bende bırakın diye bağırıyorum adam aletini Deryanın kalçalarına sürtüyor ve şu işi yapıyorsan yap heryeriyin kızlığını aldırma bana diyordu hadi çabuk dedi bulansan bile bırakmayacaksın hepsini dibine kadar alacaksın tamammı yoksa amını dağıtırım dedi derya o an adamların sikini görünce ağlayarak tamam yapma dediğinizi yapacağım dedi ve tekrar benimkini emmeye başladı fakat bu sefer daha iştahlı yalıyor ta gırtlağına değiyordu adamlarda seyrettikçe kuduruyorlar bak küçük fahişeye işi çabuk kavradı diyorlardı bir taraftan da göğsünü amını okşuyorlardı Deryada onlarında etkisiyle gerçekten iştahı artmıştı deryanın iştahına ve hızına dayanamadım ağzına patladım hemen çekildi ağzı ve yüzü meni olmuştu tamam istediğiniz oldu bırakın bizi dedi iri adam bizim ne faydanız oldu siz kendinizi mutlu ettiniz dedi sıra bizde dedi ve aletini deryanın ağzına uzattı ve Derya onların sikinide emmeye başladı. Ama anladığım kadarıyla zevkta almıyor değildi. Ben bu hali görünce tekrar kaldırdım sikimi adamlar teker teker Deryanın ağzına boşaldılar ve gittiler . Onlar gidince derya beni hemen çözdü ve bana sarılarak ağlamaya başladı bende üzülme daha kötüsü olabilirdi diyerek ağzını sikime doğru indirdim bana baktı ve hınzırca bir gülümseme ile büyük bir iştahla sikimi kavradı..

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler
Ankara da çalışıyordum Derya da liseye yeni bitirmiş bir büroda muhasebe işine bakıyordu Deryanın halası oğlu vasıtasıyla tanıştık kısa zamanda aramızdaki yakınlık gerçek bir sevgiye dönmüştü hemen hemen altı ay kadar elim eline dahi değmemişti bir gün beni yanağımdan öptü ve bana cesaret verdi ben biraz çekingen olmamdan dolayı cesaret edip açılamıyordum onun bu hareketi sonrası cesaret aldım bir cumartesi çalıştığım yere geldi kapanış saati olduğu için kimse kalmamıştı dış kapıyı kilitledim biraz işim olduğunu bitirip çıkmamızı söyledim oda kendisinin saçını yıkamak istediğini söyleyerek lavobaya gitti ben dayanamadım ve arkasından gidip ona seyretmeye başladım gömleğini çıkarmış sadece sutyenle duruyordu gözleri sabunlu olduğu için fıskiyeyi bulamıyordu hemen yanına vardım fıskiyeyi alarak suyu tutmaya başlayınca yapma dedi fakat bırakmadım ve ensesine bir öpücük bıraktım bana dönünce göğüslerinin o kadar şahane olduğunu tahmin etmiyordum ve hemen kucağıma alarak masaya götürdüm dudaklarından başlayarak aşağıya doğru indim göğüslerini göbeğini öptükten sonra eteğini aşağıya sıyırdım hiç itiraz etmiyordu ve amının etrafında dilimi dolaştırdım dilimi içinde gezdirdikçe kendinden geçti ve kendimi ertesi güne adapte ederek öylece bıraktım fakat Deryanın en çok oral sex yapmam etkilemiş fakat bunu nasıl yaptığımı kendisinin böyle bir şey yapamayacağını söyledi bu arada külotu sırılsıklam olmuştu ben de sex te sınır olmamasını yoksa zevkin sınırlanacağını söyledimse de onu oral sexe ikna edemedim o akşam onu evine bıraktım ve ertesi gün baş başa kalacağımız bir yerlere gitmek üzere ayrıldık sabaha kadar uyuyamadım ve Sabah arabayı ve mangal malzemelerini alarak onu almaya gittim fakat o gün ki kıyafetleri ile görenin delirmemesine imkan yoktu siyah bir mini etek üzerine beyaz dar bir buluz giymiş göğüslerinin ucu sanki dışarıda duruyordu onu öylece görünce bu günün hiç bitmemesini istiyordum oda bu güne özel hazırlanmıştı neyse yola hemen çıktık Ankaranın kuzey tarafında daha önce bir arkadaşım bahçesi vardı oraya gitmiştim yer sakin göz uzak hani dedikleri gibi kuş uçmaz kervan geçmez bir yer dedik tam aradığım yer diye düşünüyordum ana yoldan ayrıldım köy yoluna girdikten 15-20 km. sonra lastik patladı kenara çektim lastiği geçiştirmek için indik ben lastiği sökerken Derya ile artık önceki günden kalan sex teki sınırları hala kabul etmiyor yapamam diyordu insanın midesi bulanır onu nasıl ağzına alır insan diyordu anal ve oral ilişkiye karşıydı ben de tam krikoyu vurdum patlak lastiği söktüm istetmeyi almak için bağaca geçtim tam eğilmiş istetmeyi çıkarırken enseme bir şeyle vurulmasıyla kendimden geçtim biraz sonra kendime geldiğimde arabanın lastiğini takmışlar bizide arabaya atarak ağaçlık bir bölgeye getirmişler ve beni benim kendi kemerimle ellerimi ayaklarımı bağladıktan sonra bir ağaca oturduğum yerde bağlamışlar halleri oldukça paspal ve perişan dört kişi Deryayı ortalarına almışlar konuşup orasını burasını elliyorlardı ben kendime gelince bırakın onu yoksa pişman olursunuz hepiniz öldüreceğim diye bağırıyorum fakat çaresiz olduğumu sonradan anlıyorum adamlardan biri yanıma geldi ve arkadaş kötü bir niyetimiz yok ama kız arkadaşın insanı deliye çevirecek bir parça hala da bakireymiş o yüzden dokunmak istemedik o zaman bizi ağzınla tatmin et dedik sözde sana bile yapmamış öylemi dedi bende evet o bunlara karşı dedim o da ozaman bizi ağzına almıyor kendinide bozmak istemiyoruz o zaman seni boşaltsın bizde size bakarak kendi kendimize tatmin olsak dedi o adamların gerçek niyetlerini tam anlamadım acaba doğruyu mu söylüyorlardı eğer doğruysa bir noktada kendimi şanslı sayabilirdim hem bu kötü durumdan en iyi şekilde kurtulabilirdik hem de Derya mecburiyetle de olsa benimde istediğimi yapacaktı derya ya söyledi o hala karşı çıkınca biri göğüslerinin biri arkasında ellerini daldırınca tamam yapacağım ama kusarsam bırakırım dedi ve gelerek benim fermuarı açıp sikimi çıkardı bende panik korku endişeden dolayı hala bir hareketlenme yoktu Derya da benimkini ilk defa açık olarak görüyordu sarısın olan hadi başlasana diyerek Deryanın kafasına bastırdı o da ağzını açıp gözlerini kapalı ve benimkini emmeye başladı daha benimki yeni yeni harekete başlıyordu ki bulantı geldi ve geri çekildi adamların dördüde yarraklarını çıkarmış ellerine almışlardı benimki daha uyanmadığından onlarınkinin üçte biri kadardı ancak Derya bırakınca en iri yarı olanları Deryanın arkasına geçti eteğini yukarı kaldır külotunu indirdi diğer iki kollarından tutuyorlardı Derya çırpınıyor ama boşuna bende bırakın diye bağırıyorum adam aletini Deryanın kalçalarına sürtüyor ve şu işi yapıyorsan yap heryeriyin kızlığını aldırma bana diyordu hadi çabuk dedi bulansan bile bırakmayacaksın hepsini dibine kadar alacaksın tamammı yoksa amını dağıtırım dedi derya o an adamların sikini görünce ağlayarak tamam yapma dediğinizi yapacağım dedi ve tekrar benimkini emmeye başladı fakat bu sefer daha iştahlı yalıyor ta gırtlağına değiyordu adamlarda seyrettikçe kuduruyorlar bak küçük fahişeye işi çabuk kavradı diyorlardı bir taraftan da göğsünü amını okşuyorlardı Deryada onlarında etkisiyle gerçekten iştahı artmıştı deryanın iştahına ve hızına dayanamadım ağzına patladım hemen çekildi ağzı ve yüzü meni olmuştu tamam istediğiniz oldu bırakın bizi dedi iri adam bizim ne faydanız oldu siz kendinizi mutlu ettiniz dedi sıra bizde dedi ve aletini deryanın ağzına uzattı ve Derya onların sikinide emmeye başladı. Ama anladığım kadarıyla zevkta almıyor değildi. Ben bu hali görünce tekrar kaldırdım sikimi adamlar teker teker Deryanın ağzına boşaldılar ve gittiler . Onlar gidince derya beni hemen çözdü ve bana sarılarak ağlamaya başladı bende üzülme daha kötüsü olabilirdi diyerek ağzını sikime doğru indirdim bana baktı ve hınzırca bir gülümseme ile büyük bir iştahla sikimi kavradı..