Bakkala Borcumuzu Ödedim

Bakkala Borcumuzu Ödedim
Evde yediklerim beni kesmeyince mahallenin bakkalından veresiye alışveriş yapıyordum. Bu veresiyeden ne annemin nede babamin haberi vardı. Bir gün bakkal borcumu ödememi istedi. Ben de “şu an param yok nasıl ödeyeyim ki?” dedim. O da “O zaman annene söylerim borcunu o öder!” deyince başımdan kaynar sular aktı birden. Yalvardım “Hemen söyleme lütfen aramızda halledemezmiyiz?” dedim. Gözleri birden bire ışıl ışıl parladı. “Yarın gel ödeşelim!” dedi. Ertesi gün bakkala gittim beni görünce pis pis sırıttı. Pantolonunun önünü oğuşturuyordu. “Ödeşmek için hazırmısın?” dedi. Ben de saf saf “evet!” dedim. “Nasıl ödeşeceğiz?” der demez elimden tuttu ve bakkalın arka tarafına götürdü beni. Birden sarıldı bana. “Hiç kaçma, borcunu anca böyle ödeyeceksin!” dedi. Pantolonunun fermuarını sıyırarak “yala bakalım!” diyerek henüz kalkmamış yarağını ağzıma doğru uzattı. Çaresiz yere eğildim dudaklarım ve dilimle yarağının üzerinde gezinmeye başladım. Acayip sesler çıkarmaya başladı. İyice sertleştiği zaman beni ayağa kaldırarak etekliğimi çıkarttı domaltarak amımı ve göt deliğimi yalamaya başladı. “Çok güzelmiş amcığın!” deyip duruyordu. Sonra birden ayağa kalkarak kocaman yarağını küçük pempe göt deliğime sürtmeye başladı. Sıcacık yarağın etkisiyle o ana kadar hissetmediğim bir zevk duygusu sardı her yanımı. Korku ve zevk aynı anda içimdeydi. Yarağın baş kısmını daracık deliğime zorlaya zorlaya soktu. İki eliyle kalçalarımı iyice ikiye ayırıp öyle bir yüklendi ki kasıkları kalçalarıma iyice yapışıp yarağı kızlık zarımı paramparça edip tümden amcığımın dibini bulmuştu. İçimdeki yarağın haraketlerinden yanan canım gittikçe dinmeye ve zevk almaya başlamıştı.Gittikçe hızlanmıştı. Kocaman kalçalarıma çarpan kasıkları götümden şlak şlak seslerinin çıkmasına neden oluyordu. Biraz sonra yarağını amcığımdan çekti. Bacaklarımı omzuna ve yarağını amcığımın dudaklarına bir müddet sürttükten sonra bir hamlede taşakları hariç o kocaman yarağınının hepsini amcığımın içine daldırdı. Bu sırada tişörtümü açarak kocaman taş gibi memelerimi çıkartı. Onları görünce gözleri faltaşı gibi açıldı. “Onları sıkıp yoğurmak başlarını emmek şart oldu!” diyerek söylediklerini yapmaya başladım. Benim de hoşuma gitmeye ve beynim uyuşmaya başlamıştı. Amcığımın olduğundan fazla ıslandığını hissediyordum. Birden kasılmaya başladı ve “geliyorum!” diyerek yarağını çıkartarak o kocaman göğüslerimin arasına boşalmaya başladı. “Evet, borcunun ilk taksidini ödedin tatlım!” dedi. Ben de merakla ve istekle “geri kalanı ne zaman ödeyeceğim?” diye sordum. “Kendimi hazır hissettiğim zaman!” dedi.

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Hot Ass Brunette Hard Fucked porno film izle indir

Hot Ass Brunette Hard Fucked porno film izle indir

Hot Ass Brunette Hard Fucked porno film izle indir

Hot Ass Brunette Hard Fucked porno film izle indir

http://www.wupload.com/file/130754076

Kocamın yanında benimle sevişti
Ben Ayla,35 yaşında seks esnasında defalarca orgazm olan olay kolay doymayan, saatlerce sevişen kocasını çok seven evli bir kadınım.
Eşimle hemen hemen her gece saatlerce sevişiyoruz. her gün seks yapma isteğim oluyor, bunu engelleyemiyorum..
Daha önce hiç grup deneyimi yaşamamıştık ama kocam eşim sürekli porno sitelerinde “eşler”bölümünde hikayeleri okuyarak karısını başka erkeklerle seviştirenler veya eş değiştirerek sevişen çiftlerin hikayelerini okuyarak kuduruyordu.Başka bir zevki de beni telefonda başka erkeklerle konuştururken
sikmekti.Bu sadece fantezimizdi asla kendimi başka bir erkeğe vermeyi düşünmezdim,ama Doğan!la tanışıncaya kadar.Doğan,daha önce internette tanıştığı bir çiftle başka bir şehirde birlikte olan, bu anısını saniyesi saniyesine yazarak hikaye sitelerine yolladığı için birçok yeni kişiyle tanışan eşinden boşanmış bir adamdı.Onunla önce telefonda sohbetlere başlayıp, msn de birbirimizi gördük,kısa sürede çok iyi dost olduk ve artık karar vermiştim onun kalın aletini ağzıma almak,emmek, sonra da içime yerleştirmek istiyordum.Kocam zaten çok istiyordu.Güveilir bir insan olduğuna iyice kanaat getirdikten sonra buluşmaya karar verdik.

Daha sonra beklenen gün geldi bizi arabayla aldı ve doğruca otele gittik, sanki başka şehirden gelmişiz gibi yapıp, 2 tane oda tuttuk ve odalarımıza yerleştik.Daha sonra telefonlaşarak aynı odada buluştuk.
Kocam koltukta ben de yatağın üzerinde oturuyorduk,Kalbim heyecandan çarpıyordu, çok heyecanlıydım,o içeriye girdi, gülümsedi yatakta benim yanıma oturdu, düşünebiliyor musunuz kocamın yanında yatakta başka erkekle birlikteydik, müthiş heyecan verici bir duyguydu. Uzanıp dudaklarımdan öpmeye başladı, uzun süre dudaklarımızı ayıramadık, sanki yıllardır birbirimiz bekliyormuş gibi öpüşüyorduk, beni elleriyle soydu, önce bluzümü, sonra sütyenimi, parçalarcasına çıkarttım, sonra yatağa uzandı bir yandan memelerini öperken eteğimi sıyırıyordu, bembeyaz kar gibi ve balık eti bir vücudum vardır. Siki hemen taş gibi olmuştu, ben de onu soydukça sikinden gözümü ayıramıyordum Boyu aynı kocamın kadar fakat kalın beyaz bir aletti. en son kilotunu indirerek aleti serbest bıraktım, ellerimle yarağına dokunduğum an müthişti,o da elini amıma uzattı, sırılsıklamdı, zaten amımın sürekli ıslandığını,sürekli seksi düşündüğümü doyumsuz olduğumu söylemiştim.

Kalçalarımı ona dönerek sikini ağzıma aldım, aletin başından süzülen ilk kayganlık sıvılarını dilimle alıyor, sikini ağzıma sokuyor çıkartıyor, bazen de yandan dilimle dondurma yalar gibi yalıyordum,kocam bir ara gözümüze ilişti ,kalakalmıştı heyecandan Doğan bizi seyrederek 31 çekmesini söyledi, o da heyecanından kurtulup, koltukta sikini çıkartarak 31 çekmeye başladı,ben uzun süre aleti yaladım,yalamayı çok severim,Doğan da aynı anda kalçalarımı okşuyoramımı yalıyordu, bir an önce içime girsin istiyordum kendimi zor tutuyordum,
Beni çevirerek yatağa bastırdı bacaklarımı araladı ve aleti amcığın önüne yerleştirdi, sanki bir mıknatıs siki içeri giriyordu, alet kendiliğinden kaydı ve içeri girdi, o an müthişti inanılmaz bir durumdu, kocamın yanında beni sikiyordu.
Kocamdan farklı olarak Doğan’ın siki çok sıcaktı ateşi amımı kor gibi yakmıştı.Bu kadar sıcak bir sik olabileceğini hiç düşünmemiştim. ikimiz de zevkten ölüyorduk, en dibe girdi,orada bekledi yarrak en dipte içindeyken dudakları dudaklarımda dilini istedim ve dilini vantuz gibi emiyordum. O sırada amımı sıkıp bırakmamı istedi, dediğini yaptım. sikim sanki bir mengeneyle sıkıp bırakıyordum,uzun süre içimde böylece kaldı, daha sonra ritmik olarak hızlı vuruşlar yaptı, bu sırada taşakları iri olduğundan kalçalarıma vuruyor slap şlap diye sesler çıkıyordu.uzunca süre böyle siktikten sonra sikini sadece kafası içeride kalacak şekilde çekti, bir müddet sadece kafasını sokup çıkararak pompaladı,8-10 defa sadece kafasını sokup çıkartıyor sonra tek bir vuruş en dibe yapıyordu,böyle yapınca her vuruşta çığlık atıyordum, ikimiz de çıldıracaktık, en az 3 saat bu şekilde sikiştik ama hala doyamamıştık, ikimizde de büyük açlık vardı, sonra ben sanki onun karısıymışım gibi kocamı da yanımıza yatağa davet etti.Kocam heyecandan tutulmuş kalmıştı, daha sonra anlatıığına göre; önce pişman olmuş,
bunu nasıl yapabildiğini kendine sorgulamış,daha sonra karısının tanımadığı bu adamın altımda müthiş zevk aldığını görünce de mutlu olmuş, içinden nereye kadar gidecekse gitsin diyerek seyrediyormuş.
Zaten pantalonu çıkarmıştı sadece üstü giyinikti onları da hızla çıkartarak
yanımıza geldi, Ben Ayla yani karısı ortada çırılçıplak vaziyette iki tarafında 2 erkek yaraklarını bana dayamış vaziyette bacaklarını benim bacaklarıma sürtüyorlardı. Ben de aletleri ellerimle tutup, okşuyordum.
Sanki Doğan benim kocam Ahmet misafirdi, daha sonra sanki kendi karısını misafire sunar gibi benim bacaklarımı ayırarak kocama sundu, kocam yavaşça amcığıma girmeye başladı bacak omuza yapıyordu. Doğan da saçlarımı okşayarak dizlerinmin üzerinde yarağı ağzımna yerleştirdi,müthişti aynı anda bir erkeğin yarağını emiyor diğerini içime alıyordum bir müddet sonra dudaklarımdan öpmeye başladı, kocam öylece bir süre sikti,Doğan dışarıda kalmaktan sıkılmış olacaktı ki,Ahmet ben yine sikmek istiyorum sen nasıl olsa hergün sikiyorsun, karının tadına doyamadım çekil yine ben sikeceğim dedi,kocam ona hak vererek tekrar yan tarafa çekildi.Kocamın yarağı henüz çıkardığı ıslak amcığa tekrar o sıcacık yarağı yerleştirdi. Ten uyuşmamız mükemmeldi , içeriye her girdiğinde sanki yanan bir şömineye su boşaltınca coooozzz etmesi gibiydi, ikincisi de birbirimizi çeken mıknatıs gibiydik,asla birbirimizi bırakamıyorduk, sanki ikimiz tek kişi olmuştuk. Uzun süre bu şekilde neredeyse her poziyonda sikiştik, defalarca orgazm olmuştum,sayısını hatırlayamıyordum daha sonra hayatında hiç bu kadar çok sayıda orgazm olmadığımı ona söyledim.Seviştikten sonra üçümüz birlikte yatakta yattık, sohbet ettik, müthiş bir duyguydu.

Daha sonra giyindik ve yemek yemek üzere otelden ayrıldık, bir hafta kendime gelemedim , sanki rüya görmüş gibiydim, içimden iyi ki bunu yaşadım diyordum,hayatım boyunca unutamayacaktım, hayatımın en mutlu günüydü diyebilirim, o da aynı duygular içindeydi, bu inanılmazı yaşamaktı. Kocam beni daha çok seviyordu,çok mutlu olmuştu. Bu olay 1 sene kadar önceydi ve yazdıklarım tamamen eksiksiz olarak yaşandı.Daha sonraki günlerde defalarca birlikte olduk, şu anda da birlikteyiz, istediğim zaman Doğan beni
alıp otele götürüyor ve sevişebiliyoruz.Kocamdan sonsuz izinimiz var.
Bazen de akşamları üçümüz buluşuyoruz, arabanın arka koltuğunda beni sikerken kocam da ön koltukta bizi seyrederek ve dinleyerek 31 çekiyor.Onu kudurtmak için Ahmet karına yerleştiriyorum, karını sikeyimmi, sikimi çok güzel yalıyor, gibi cümleler kuruyor.Onda ayrıldıktan sonra da evimize giderek sabaha kadar sevişiyoruz.