Sınıftaki hulya

Sınıftaki hulya
Hülyayla aynı sınıftaydık öyle büyük götü vardıki ona bakıp boşalmamak içten değildi. onunla çok iyi arkadaşdık. Her şeyden muhabbet ederdik özellikle cinsellik. Çarşamba günüydü ders bilgisayar okulun son günleriydi sınıfta on kişi bile yoktu. Hülya yanımda oturuken gözüm hep bacaklarındaydı. ona bi itirafta bulundum o gün(hiçbir erkek seninle sevişmeye hayır diyemez demiştim) gülmüştü. biliyordum oda beni arzuluyordu bana her zaman çok karizmatik olduğumu söylerdi. Ertesi gün ben okula çok erken gittim bi baktımki sınıfın penceresinden Hülya dışarı bakıyo beni gördü okul bomboş dedi. Evet gerçektende okulda kimse yoktu saat çok erkendi çünkü sabahın beş buçuğu. İçeri girince gözlerime inanamadım hülya camdan sarkıyodu eteği çok kısaydı .Arkasına geçtim dışarı bakıyormuş gibi yaptım ama yarrağımı götüne dokundurdukça benimki hareketleniyordu. Bunu hissediyordu. artık dayanamıyordum. Arkadan eteğini hafif kaldırdım hissettiğin sanmıyorum eteği açınca amı ve götü kabak gibi açılmıştı .Daha önceden bozulmuştu çünkü. Pantolonumun sürgüsünü açtım ve dokundurmaya karar verdim. Hülyanın gözlerini kapayarark sana süprizim var dedim heyecanlandı öyle dur dedim ve yarrağımı değdirince kulağına nasıl diye fısıldadım. Heyecanlamıştı hemen önünü döndü içime sok diye inliyordu bunu kucaklayıp masaya oturttum amını deliler gibi yalıyordum iki parmağımı sokunca inlemesi insanı çileden çıkarıyordu. Tam yarrağımı amına sokacakken dur dedi ve yarrağımı ağzına aldı. Deliler gibi yalıyordu hepsini alıyordu. Masanın üzerine oturtup bacaklarını omuzuma attım yarrağımı bir sokuşta içine aldı çok sıcaktı o an hiçbirşey düşünemiyordum .Hülyanın inlemeleri okulu kasıp kavuruyordu on dakka amını siktikten sonra o harika büyük götündeydi sıra önce yalamaya başladım.Parmaklarımı sokunca çığlık atıyordu. Yarrağımı zorda olsa soktum o harika götüne o gün derse girene kadar öyle sevişdik

Kocama inat içip içip aldattım

Kocama inat içip içip aldattım
3 yıllık evli, düzgün fiziği olan, beyaz tenli,yuvarlak hatları,diri ve dolgun göğüsleri olan sexy hoş bir hatunum. Ancak kocam olacak kişi benim değerimi bir türlü anlayamadı. Bir hafta önce Cumartesi günüydü,kendisinden ihtiyacım olduğunu söyleyerek 50 TL istedim. Bana parası olmadığını söyleyip, üstüne üstlük arkadaşlarıyla maça gideceğini eve geç geleceğini söyleyerek sabah çıktı gitti.Oturdum uzun süre ağladım.Çok üzülmüş, çok da gururum kırılmıştı. Can sıkıntımı gidermek için uzaktan akrabamız olan dul Gülay ablayı aradım ve canımın çok sıkkın olduğunu müsaitse yanına gelmek istediğimi söyledim. Bir arkadaşım gelecek ama sorun değil gel dedi. Hemen hazırlandım ve gittim.Gülay abla beni karşıladı. Salona geçtik.Salonda güzel bir masa hazırlamıştı. Hayrola abla diye sorduğumda bir arkadaş çok güzel ev şarabı yapmış onu getirecek ben de bişeyler hazırladım birlikte içeriz dedi.Biraz sonra adının Sinan olduğunu öğrendiğim 35 yaşlarında, yakışıklı , biraz iri yarı ama hoş bir erkek geldi. Elinde iki damacana şarap vardı.Gül abla beni tanıştırdı ve içmeye başladık. Aslında o güne kadar hiç içki içmemiştim.Muhabbet çok güzeldi. Ben biraz içince çarptı ve ben kocamla aramda geçen olayları anlatmaya da başladım. Sinan, kocan da çok salak biri galiba dedi. Böyle güzel, çok tatlı birisi üzülür mü? Ben olsam 50 isteyince 150 veririm.. Arkadaşlarımla, maça gideceğime böyle güzel tatlı bir kadının koynundan hiç çıkmam dedi. Sonra da çıkardı bana 150 TL verdi. Yaa olmaz ben bunu ödeyemem desem de elimden tuttu ve ödeme istemiyorum yeter ki sen üzülme dedi.. Elimden tuttuğunda içimde bir kıpırdanma oldu.Gülay abla dışarı çıkıp bizi başbaşa bıraktı. Zaten içkinin tesiriyle ateş gibi yanıyordum. Elimi bırakmadı ve gözlerimin içine bakarak sen çok güzel ve çok tatlı birisin.. Seni öpebilir miyim dedi..yanağımdan öpecek sandım ve kafamı sallayıp gözlerimi kapadım..Sinan dudaklarıma yumuldu beni arzulu bir şekilde öpmeye başladı..Artık ok yaydamn çıkmıştı ve ben de karşılık vermeye başladım.. Beni öperken,Sinanın elleri vücudumun her yerinde dolaşıyor,her yerimi okşuyordu. İkimiz de nefes nefeseydik.. Sina beni kolomdan tutarak yan taraftki yatak odasına götürdü.. Sarhoşluğun etkisiyle midir, yoksa kocama kızdığım için midir, karşı koyamıyordum.. Sinan beni hızlı bir şekilde çırılçıplak soydu, kendisi de soyundu ve yatakta ltına alarak beni delicesine sevmeye okşamaya öpmeye yalamaya başldı….İlk defa kocamın dışında bir erkeğin altında çırılçıplaktım ve ilk defa kocamın dışında bir erkek tarafından sikilecektim.. hem çok zevk alıyor hem de çok heyecanlanıyordum.. Sinanın sikini görünce heyecanım daha da arttı.. Çünkü Sinanın siki beyzbol sopası gibi kocaman ve çok kalındı.. Kocamınkiinin iki katı kadar vardı ve dimdik çok sertti… Sina o kadr arzulu öpüyor ve seviyrdu ki beni saçım başım dağılmış, zevkten inlemeye başlamıştım.. Önce göğüslerimi emdi yaladı yoğurdu adeta sonra amıma inip bi güzel amımı emdi dilini sokup çıkarmaya başladığında ben arka arkaya boşalıyordum..Ardından bcaklarımı araladı ve o kocaman sikini sırılsıklam olmuş amıma dayadı. Biraz yüklenince koca s*k yolunu buldu ama benim amım biraz dar olduğu ve daha önce böyle bir s*k yemediği için zorlanıyordu..Sinanda da dayanacak hal kalmadığı için birden yüklendi ve o koca sikini amıma soktu..Aaaaaaahhhhhh diye bir çığlık attım elimde olmadan..Biraz canım yanmıştı açıkçası..Tamam geçti yavrum deyip sinan tamamını amıma kökledi..İnanılmaz bir şeydi o kaca s*k tamamen amımın içine girmişti ve sinanın taşakları kıçıma değiyordu.Sinan içimde hızlı bir biçimde gidip gelmeye başladı..İnanılmaz bir sikişti bu..O koca s*k amıma bir giriyor bir çıkıyordu..Bir süre sonra Sinan kasıla kasıla ne varsa içime boşalttı.. Bir süre öyle kaldık üzerime yattı sonra içimden çıktı yanıma uzandı.. Bana harikasın ne düşünüyorsun diye sordu..Bilmiyorum ilk defa böyle birşey yaptım..Kocamdan sonra beni siken ilk erkeksin dedim..

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler
Ankara da çalışıyordum Derya da liseye yeni bitirmiş bir büroda muhasebe işine bakıyordu Deryanın halası oğlu vasıtasıyla tanıştık kısa zamanda aramızdaki yakınlık gerçek bir sevgiye dönmüştü hemen hemen altı ay kadar elim eline dahi değmemişti bir gün beni yanağımdan öptü ve bana cesaret verdi ben biraz çekingen olmamdan dolayı cesaret edip açılamıyordum onun bu hareketi sonrası cesaret aldım bir cumartesi çalıştığım yere geldi kapanış saati olduğu için kimse kalmamıştı dış kapıyı kilitledim biraz işim olduğunu bitirip çıkmamızı söyledim oda kendisinin saçını yıkamak istediğini söyleyerek lavobaya gitti ben dayanamadım ve arkasından gidip ona seyretmeye başladım gömleğini çıkarmış sadece sutyenle duruyordu gözleri sabunlu olduğu için fıskiyeyi bulamıyordu hemen yanına vardım fıskiyeyi alarak suyu tutmaya başlayınca yapma dedi fakat bırakmadım ve ensesine bir öpücük bıraktım bana dönünce göğüslerinin o kadar şahane olduğunu tahmin etmiyordum ve hemen kucağıma alarak masaya götürdüm dudaklarından başlayarak aşağıya doğru indim göğüslerini göbeğini öptükten sonra eteğini aşağıya sıyırdım hiç itiraz etmiyordu ve amının etrafında dilimi dolaştırdım dilimi içinde gezdirdikçe kendinden geçti ve kendimi ertesi güne adapte ederek öylece bıraktım fakat Deryanın en çok oral sex yapmam etkilemiş fakat bunu nasıl yaptığımı kendisinin böyle bir şey yapamayacağını söyledi bu arada külotu sırılsıklam olmuştu ben de sex te sınır olmamasını yoksa zevkin sınırlanacağını söyledimse de onu oral sexe ikna edemedim o akşam onu evine bıraktım ve ertesi gün baş başa kalacağımız bir yerlere gitmek üzere ayrıldık sabaha kadar uyuyamadım ve Sabah arabayı ve mangal malzemelerini alarak onu almaya gittim fakat o gün ki kıyafetleri ile görenin delirmemesine imkan yoktu siyah bir mini etek üzerine beyaz dar bir buluz giymiş göğüslerinin ucu sanki dışarıda duruyordu onu öylece görünce bu günün hiç bitmemesini istiyordum oda bu güne özel hazırlanmıştı neyse yola hemen çıktık Ankaranın kuzey tarafında daha önce bir arkadaşım bahçesi vardı oraya gitmiştim yer sakin göz uzak hani dedikleri gibi kuş uçmaz kervan geçmez bir yer dedik tam aradığım yer diye düşünüyordum ana yoldan ayrıldım köy yoluna girdikten 15-20 km. sonra lastik patladı kenara çektim lastiği geçiştirmek için indik ben lastiği sökerken Derya ile artık önceki günden kalan sex teki sınırları hala kabul etmiyor yapamam diyordu insanın midesi bulanır onu nasıl ağzına alır insan diyordu anal ve oral ilişkiye karşıydı ben de tam krikoyu vurdum patlak lastiği söktüm istetmeyi almak için bağaca geçtim tam eğilmiş istetmeyi çıkarırken enseme bir şeyle vurulmasıyla kendimden geçtim biraz sonra kendime geldiğimde arabanın lastiğini takmışlar bizide arabaya atarak ağaçlık bir bölgeye getirmişler ve beni benim kendi kemerimle ellerimi ayaklarımı bağladıktan sonra bir ağaca oturduğum yerde bağlamışlar halleri oldukça paspal ve perişan dört kişi Deryayı ortalarına almışlar konuşup orasını burasını elliyorlardı ben kendime gelince bırakın onu yoksa pişman olursunuz hepiniz öldüreceğim diye bağırıyorum fakat çaresiz olduğumu sonradan anlıyorum adamlardan biri yanıma geldi ve arkadaş kötü bir niyetimiz yok ama kız arkadaşın insanı deliye çevirecek bir parça hala da bakireymiş o yüzden dokunmak istemedik o zaman bizi ağzınla tatmin et dedik sözde sana bile yapmamış öylemi dedi bende evet o bunlara karşı dedim o da ozaman bizi ağzına almıyor kendinide bozmak istemiyoruz o zaman seni boşaltsın bizde size bakarak kendi kendimize tatmin olsak dedi o adamların gerçek niyetlerini tam anlamadım acaba doğruyu mu söylüyorlardı eğer doğruysa bir noktada kendimi şanslı sayabilirdim hem bu kötü durumdan en iyi şekilde kurtulabilirdik hem de Derya mecburiyetle de olsa benimde istediğimi yapacaktı derya ya söyledi o hala karşı çıkınca biri göğüslerinin biri arkasında ellerini daldırınca tamam yapacağım ama kusarsam bırakırım dedi ve gelerek benim fermuarı açıp sikimi çıkardı bende panik korku endişeden dolayı hala bir hareketlenme yoktu Derya da benimkini ilk defa açık olarak görüyordu sarısın olan hadi başlasana diyerek Deryanın kafasına bastırdı o da ağzını açıp gözlerini kapalı ve benimkini emmeye başladı daha benimki yeni yeni harekete başlıyordu ki bulantı geldi ve geri çekildi adamların dördüde yarraklarını çıkarmış ellerine almışlardı benimki daha uyanmadığından onlarınkinin üçte biri kadardı ancak Derya bırakınca en iri yarı olanları Deryanın arkasına geçti eteğini yukarı kaldır külotunu indirdi diğer iki kollarından tutuyorlardı Derya çırpınıyor ama boşuna bende bırakın diye bağırıyorum adam aletini Deryanın kalçalarına sürtüyor ve şu işi yapıyorsan yap heryeriyin kızlığını aldırma bana diyordu hadi çabuk dedi bulansan bile bırakmayacaksın hepsini dibine kadar alacaksın tamammı yoksa amını dağıtırım dedi derya o an adamların sikini görünce ağlayarak tamam yapma dediğinizi yapacağım dedi ve tekrar benimkini emmeye başladı fakat bu sefer daha iştahlı yalıyor ta gırtlağına değiyordu adamlarda seyrettikçe kuduruyorlar bak küçük fahişeye işi çabuk kavradı diyorlardı bir taraftan da göğsünü amını okşuyorlardı Deryada onlarında etkisiyle gerçekten iştahı artmıştı deryanın iştahına ve hızına dayanamadım ağzına patladım hemen çekildi ağzı ve yüzü meni olmuştu tamam istediğiniz oldu bırakın bizi dedi iri adam bizim ne faydanız oldu siz kendinizi mutlu ettiniz dedi sıra bizde dedi ve aletini deryanın ağzına uzattı ve Derya onların sikinide emmeye başladı. Ama anladığım kadarıyla zevkta almıyor değildi. Ben bu hali görünce tekrar kaldırdım sikimi adamlar teker teker Deryanın ağzına boşaldılar ve gittiler . Onlar gidince derya beni hemen çözdü ve bana sarılarak ağlamaya başladı bende üzülme daha kötüsü olabilirdi diyerek ağzını sikime doğru indirdim bana baktı ve hınzırca bir gülümseme ile büyük bir iştahla sikimi kavradı..

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler
Ankara da çalışıyordum Derya da liseye yeni bitirmiş bir büroda muhasebe işine bakıyordu Deryanın halası oğlu vasıtasıyla tanıştık kısa zamanda aramızdaki yakınlık gerçek bir sevgiye dönmüştü hemen hemen altı ay kadar elim eline dahi değmemişti bir gün beni yanağımdan öptü ve bana cesaret verdi ben biraz çekingen olmamdan dolayı cesaret edip açılamıyordum onun bu hareketi sonrası cesaret aldım bir cumartesi çalıştığım yere geldi kapanış saati olduğu için kimse kalmamıştı dış kapıyı kilitledim biraz işim olduğunu bitirip çıkmamızı söyledim oda kendisinin saçını yıkamak istediğini söyleyerek lavobaya gitti ben dayanamadım ve arkasından gidip ona seyretmeye başladım gömleğini çıkarmış sadece sutyenle duruyordu gözleri sabunlu olduğu için fıskiyeyi bulamıyordu hemen yanına vardım fıskiyeyi alarak suyu tutmaya başlayınca yapma dedi fakat bırakmadım ve ensesine bir öpücük bıraktım bana dönünce göğüslerinin o kadar şahane olduğunu tahmin etmiyordum ve hemen kucağıma alarak masaya götürdüm dudaklarından başlayarak aşağıya doğru indim göğüslerini göbeğini öptükten sonra eteğini aşağıya sıyırdım hiç itiraz etmiyordu ve amının etrafında dilimi dolaştırdım dilimi içinde gezdirdikçe kendinden geçti ve kendimi ertesi güne adapte ederek öylece bıraktım fakat Deryanın en çok oral sex yapmam etkilemiş fakat bunu nasıl yaptığımı kendisinin böyle bir şey yapamayacağını söyledi bu arada külotu sırılsıklam olmuştu ben de sex te sınır olmamasını yoksa zevkin sınırlanacağını söyledimse de onu oral sexe ikna edemedim o akşam onu evine bıraktım ve ertesi gün baş başa kalacağımız bir yerlere gitmek üzere ayrıldık sabaha kadar uyuyamadım ve Sabah arabayı ve mangal malzemelerini alarak onu almaya gittim fakat o gün ki kıyafetleri ile görenin delirmemesine imkan yoktu siyah bir mini etek üzerine beyaz dar bir buluz giymiş göğüslerinin ucu sanki dışarıda duruyordu onu öylece görünce bu günün hiç bitmemesini istiyordum oda bu güne özel hazırlanmıştı neyse yola hemen çıktık Ankaranın kuzey tarafında daha önce bir arkadaşım bahçesi vardı oraya gitmiştim yer sakin göz uzak hani dedikleri gibi kuş uçmaz kervan geçmez bir yer dedik tam aradığım yer diye düşünüyordum ana yoldan ayrıldım köy yoluna girdikten 15-20 km. sonra lastik patladı kenara çektim lastiği geçiştirmek için indik ben lastiği sökerken Derya ile artık önceki günden kalan sex teki sınırları hala kabul etmiyor yapamam diyordu insanın midesi bulanır onu nasıl ağzına alır insan diyordu anal ve oral ilişkiye karşıydı ben de tam krikoyu vurdum patlak lastiği söktüm istetmeyi almak için bağaca geçtim tam eğilmiş istetmeyi çıkarırken enseme bir şeyle vurulmasıyla kendimden geçtim biraz sonra kendime geldiğimde arabanın lastiğini takmışlar bizide arabaya atarak ağaçlık bir bölgeye getirmişler ve beni benim kendi kemerimle ellerimi ayaklarımı bağladıktan sonra bir ağaca oturduğum yerde bağlamışlar halleri oldukça paspal ve perişan dört kişi Deryayı ortalarına almışlar konuşup orasını burasını elliyorlardı ben kendime gelince bırakın onu yoksa pişman olursunuz hepiniz öldüreceğim diye bağırıyorum fakat çaresiz olduğumu sonradan anlıyorum adamlardan biri yanıma geldi ve arkadaş kötü bir niyetimiz yok ama kız arkadaşın insanı deliye çevirecek bir parça hala da bakireymiş o yüzden dokunmak istemedik o zaman bizi ağzınla tatmin et dedik sözde sana bile yapmamış öylemi dedi bende evet o bunlara karşı dedim o da ozaman bizi ağzına almıyor kendinide bozmak istemiyoruz o zaman seni boşaltsın bizde size bakarak kendi kendimize tatmin olsak dedi o adamların gerçek niyetlerini tam anlamadım acaba doğruyu mu söylüyorlardı eğer doğruysa bir noktada kendimi şanslı sayabilirdim hem bu kötü durumdan en iyi şekilde kurtulabilirdik hem de Derya mecburiyetle de olsa benimde istediğimi yapacaktı derya ya söyledi o hala karşı çıkınca biri göğüslerinin biri arkasında ellerini daldırınca tamam yapacağım ama kusarsam bırakırım dedi ve gelerek benim fermuarı açıp sikimi çıkardı bende panik korku endişeden dolayı hala bir hareketlenme yoktu Derya da benimkini ilk defa açık olarak görüyordu sarısın olan hadi başlasana diyerek Deryanın kafasına bastırdı o da ağzını açıp gözlerini kapalı ve benimkini emmeye başladı daha benimki yeni yeni harekete başlıyordu ki bulantı geldi ve geri çekildi adamların dördüde yarraklarını çıkarmış ellerine almışlardı benimki daha uyanmadığından onlarınkinin üçte biri kadardı ancak Derya bırakınca en iri yarı olanları Deryanın arkasına geçti eteğini yukarı kaldır külotunu indirdi diğer iki kollarından tutuyorlardı Derya çırpınıyor ama boşuna bende bırakın diye bağırıyorum adam aletini Deryanın kalçalarına sürtüyor ve şu işi yapıyorsan yap heryeriyin kızlığını aldırma bana diyordu hadi çabuk dedi bulansan bile bırakmayacaksın hepsini dibine kadar alacaksın tamammı yoksa amını dağıtırım dedi derya o an adamların sikini görünce ağlayarak tamam yapma dediğinizi yapacağım dedi ve tekrar benimkini emmeye başladı fakat bu sefer daha iştahlı yalıyor ta gırtlağına değiyordu adamlarda seyrettikçe kuduruyorlar bak küçük fahişeye işi çabuk kavradı diyorlardı bir taraftan da göğsünü amını okşuyorlardı Deryada onlarında etkisiyle gerçekten iştahı artmıştı deryanın iştahına ve hızına dayanamadım ağzına patladım hemen çekildi ağzı ve yüzü meni olmuştu tamam istediğiniz oldu bırakın bizi dedi iri adam bizim ne faydanız oldu siz kendinizi mutlu ettiniz dedi sıra bizde dedi ve aletini deryanın ağzına uzattı ve Derya onların sikinide emmeye başladı. Ama anladığım kadarıyla zevkta almıyor değildi. Ben bu hali görünce tekrar kaldırdım sikimi adamlar teker teker Deryanın ağzına boşaldılar ve gittiler . Onlar gidince derya beni hemen çözdü ve bana sarılarak ağlamaya başladı bende üzülme daha kötüsü olabilirdi diyerek ağzını sikime doğru indirdim bana baktı ve hınzırca bir gülümseme ile büyük bir iştahla sikimi kavradı..

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Blonde Hottie Gets Fucked For Money porno film indir izle

Blonde Hottie Gets Fucked For Money porno film indir izle

Blonde Hottie Gets Fucked For Money porno film indir izle

Blonde Hottie Gets Fucked For Money porno film indir izle

http://www.wupload.com/file/130746565

Okumaya devam et