Arap ülkesindeki arap kızı

Arap ülkesindeki arap kızı
Bir gun okuldan cikmis yorgun bir halde otobuse binip eve gitmek icin yola ciktim duraga yaklastigimda cok guzel bi bayan gordum bayana baktigimda once aklimda iliski yoktu adeta sevgi duydugumu hissettim ta ki arabaya binene kadar arap ulkelerinde genelde tiklim tiklim olur otobusler istanbul gibi nasil bu bayana kendimi farkettirebilirim diye dusunurken bir gurup erkek o bayana dokunmaya calisyrdu bende bayana buyrun su tarafa gecin daha rahat olursunuz dedm bayanda tam onume gecti olay burda kotu muhabbet basladi nerelisin neden geldin felan derken otobus aniden firen yapti kiz tam uzerime dustu elim kalcalarinda erkekligimde tam karnina geldi o an kizda farkina vardi bir kivilcimlanma yasandi artik daha serbest davranmaya basladm elimi bir 2 kere kalcasina attgmda onunda hosuna gitmeye basladi ama ben sonucta yabanciyim ve arap ulkesinde sknti olabilir boyle seyler diye kiza dedim ki arzu ederseniz sizi bir cay icmeye davet edeyim oda davetime icab etti.

ben turk cayi nin lezzetinden bahsettim ve evime davet ettim eve girdik ben cay yaparken birden yanima geldi bana benden hoslandigini soyleyince ben daha duramadim birden dudaklarina yavas yavas opucukler kondurdum elimi kalcasina attim hafif bir sekilde oksaya oksaya elbisesini indirmeye basladim gogusleri o kadar dolgundu ki bir elimle goguslerini oksuyorum bir elimde kalcalarini nefes alma sekli birden degisti ben tabi hala bunu btun vucudunu oksuyorum opuyorum bu arada birbirimizi tamamen soyduk yataga getirdim ve basladim gobeginden dudaklarina kadar guzelce opmeye bu artik cildirmaya basladi hadi seni icimde istiyorum dercesine bende daha dur yeni basladik diyorum o kadar guzel kizligi vardi ki 2 bacagini kaldirdim ve basladim yalamaya tam 10 dakika yaladiktan sonra bu orgazma oldu benimkini agzina verdim iyice yaladiktan sonra benmkini onun bal kutusunun ustune hafifce surtmeye basladim dahada azmaya basladi artik yandigini ve beni icinde gormek istedigini soyledi ben hala ustunde surtmeye devam ettim ve dudaklarini opup goguslerini oksuyordum artik girme zamani gelmisti yavas yavas onden girmeye basladim bu arada kiz bakire degil icine girmeye basladigimda bu kendinden gecmis artik onu cildirtmaya baslamistim ritimleri yavas yavas cogaltarak hizlandim artik duramiyorduk hadi erkegim beni ucur dedikce ben dahada sevkleniyor dahada hizli yapiyordum bu arada goguslerini tutp arada dudaklarini opuyordum onden ciktim ve arkasina gectm arkadan hic yapmamisti once yavas yavas soktum baktim girmiyor cantasindan krem cikardi onu hem benimkinin hemde kendi gotune surdu yavas yavas soktum biraz girdi sonra birden bi girdim bu ciglik atti icinde biraz durdum hem acisi gitsin hemde zevk alsin diye sonra yavas yavas ileri geri yapmaya basladim ayni ritimde yavas yavas hizlandim ben bile kendimi durduramiyor o kadar hizlanmisim ki bende oda ucmusuz artik geliyorum dedim ve cikartip goguslerine ve agzina bosaldim butun menilerimi yuttu kotu olan su ki 2 ay once uzak bi yere tasinmislar eger firsat bulursa bir daha bu zevki yasayacagiz

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler
Ankara da çalışıyordum Derya da liseye yeni bitirmiş bir büroda muhasebe işine bakıyordu Deryanın halası oğlu vasıtasıyla tanıştık kısa zamanda aramızdaki yakınlık gerçek bir sevgiye dönmüştü hemen hemen altı ay kadar elim eline dahi değmemişti bir gün beni yanağımdan öptü ve bana cesaret verdi ben biraz çekingen olmamdan dolayı cesaret edip açılamıyordum onun bu hareketi sonrası cesaret aldım bir cumartesi çalıştığım yere geldi kapanış saati olduğu için kimse kalmamıştı dış kapıyı kilitledim biraz işim olduğunu bitirip çıkmamızı söyledim oda kendisinin saçını yıkamak istediğini söyleyerek lavobaya gitti ben dayanamadım ve arkasından gidip ona seyretmeye başladım gömleğini çıkarmış sadece sutyenle duruyordu gözleri sabunlu olduğu için fıskiyeyi bulamıyordu hemen yanına vardım fıskiyeyi alarak suyu tutmaya başlayınca yapma dedi fakat bırakmadım ve ensesine bir öpücük bıraktım bana dönünce göğüslerinin o kadar şahane olduğunu tahmin etmiyordum ve hemen kucağıma alarak masaya götürdüm dudaklarından başlayarak aşağıya doğru indim göğüslerini göbeğini öptükten sonra eteğini aşağıya sıyırdım hiç itiraz etmiyordu ve amının etrafında dilimi dolaştırdım dilimi içinde gezdirdikçe kendinden geçti ve kendimi ertesi güne adapte ederek öylece bıraktım fakat Deryanın en çok oral sex yapmam etkilemiş fakat bunu nasıl yaptığımı kendisinin böyle bir şey yapamayacağını söyledi bu arada külotu sırılsıklam olmuştu ben de sex te sınır olmamasını yoksa zevkin sınırlanacağını söyledimse de onu oral sexe ikna edemedim o akşam onu evine bıraktım ve ertesi gün baş başa kalacağımız bir yerlere gitmek üzere ayrıldık sabaha kadar uyuyamadım ve Sabah arabayı ve mangal malzemelerini alarak onu almaya gittim fakat o gün ki kıyafetleri ile görenin delirmemesine imkan yoktu siyah bir mini etek üzerine beyaz dar bir buluz giymiş göğüslerinin ucu sanki dışarıda duruyordu onu öylece görünce bu günün hiç bitmemesini istiyordum oda bu güne özel hazırlanmıştı neyse yola hemen çıktık Ankaranın kuzey tarafında daha önce bir arkadaşım bahçesi vardı oraya gitmiştim yer sakin göz uzak hani dedikleri gibi kuş uçmaz kervan geçmez bir yer dedik tam aradığım yer diye düşünüyordum ana yoldan ayrıldım köy yoluna girdikten 15-20 km. sonra lastik patladı kenara çektim lastiği geçiştirmek için indik ben lastiği sökerken Derya ile artık önceki günden kalan sex teki sınırları hala kabul etmiyor yapamam diyordu insanın midesi bulanır onu nasıl ağzına alır insan diyordu anal ve oral ilişkiye karşıydı ben de tam krikoyu vurdum patlak lastiği söktüm istetmeyi almak için bağaca geçtim tam eğilmiş istetmeyi çıkarırken enseme bir şeyle vurulmasıyla kendimden geçtim biraz sonra kendime geldiğimde arabanın lastiğini takmışlar bizide arabaya atarak ağaçlık bir bölgeye getirmişler ve beni benim kendi kemerimle ellerimi ayaklarımı bağladıktan sonra bir ağaca oturduğum yerde bağlamışlar halleri oldukça paspal ve perişan dört kişi Deryayı ortalarına almışlar konuşup orasını burasını elliyorlardı ben kendime gelince bırakın onu yoksa pişman olursunuz hepiniz öldüreceğim diye bağırıyorum fakat çaresiz olduğumu sonradan anlıyorum adamlardan biri yanıma geldi ve arkadaş kötü bir niyetimiz yok ama kız arkadaşın insanı deliye çevirecek bir parça hala da bakireymiş o yüzden dokunmak istemedik o zaman bizi ağzınla tatmin et dedik sözde sana bile yapmamış öylemi dedi bende evet o bunlara karşı dedim o da ozaman bizi ağzına almıyor kendinide bozmak istemiyoruz o zaman seni boşaltsın bizde size bakarak kendi kendimize tatmin olsak dedi o adamların gerçek niyetlerini tam anlamadım acaba doğruyu mu söylüyorlardı eğer doğruysa bir noktada kendimi şanslı sayabilirdim hem bu kötü durumdan en iyi şekilde kurtulabilirdik hem de Derya mecburiyetle de olsa benimde istediğimi yapacaktı derya ya söyledi o hala karşı çıkınca biri göğüslerinin biri arkasında ellerini daldırınca tamam yapacağım ama kusarsam bırakırım dedi ve gelerek benim fermuarı açıp sikimi çıkardı bende panik korku endişeden dolayı hala bir hareketlenme yoktu Derya da benimkini ilk defa açık olarak görüyordu sarısın olan hadi başlasana diyerek Deryanın kafasına bastırdı o da ağzını açıp gözlerini kapalı ve benimkini emmeye başladı daha benimki yeni yeni harekete başlıyordu ki bulantı geldi ve geri çekildi adamların dördüde yarraklarını çıkarmış ellerine almışlardı benimki daha uyanmadığından onlarınkinin üçte biri kadardı ancak Derya bırakınca en iri yarı olanları Deryanın arkasına geçti eteğini yukarı kaldır külotunu indirdi diğer iki kollarından tutuyorlardı Derya çırpınıyor ama boşuna bende bırakın diye bağırıyorum adam aletini Deryanın kalçalarına sürtüyor ve şu işi yapıyorsan yap heryeriyin kızlığını aldırma bana diyordu hadi çabuk dedi bulansan bile bırakmayacaksın hepsini dibine kadar alacaksın tamammı yoksa amını dağıtırım dedi derya o an adamların sikini görünce ağlayarak tamam yapma dediğinizi yapacağım dedi ve tekrar benimkini emmeye başladı fakat bu sefer daha iştahlı yalıyor ta gırtlağına değiyordu adamlarda seyrettikçe kuduruyorlar bak küçük fahişeye işi çabuk kavradı diyorlardı bir taraftan da göğsünü amını okşuyorlardı Deryada onlarında etkisiyle gerçekten iştahı artmıştı deryanın iştahına ve hızına dayanamadım ağzına patladım hemen çekildi ağzı ve yüzü meni olmuştu tamam istediğiniz oldu bırakın bizi dedi iri adam bizim ne faydanız oldu siz kendinizi mutlu ettiniz dedi sıra bizde dedi ve aletini deryanın ağzına uzattı ve Derya onların sikinide emmeye başladı. Ama anladığım kadarıyla zevkta almıyor değildi. Ben bu hali görünce tekrar kaldırdım sikimi adamlar teker teker Deryanın ağzına boşaldılar ve gittiler . Onlar gidince derya beni hemen çözdü ve bana sarılarak ağlamaya başladı bende üzülme daha kötüsü olabilirdi diyerek ağzını sikime doğru indirdim bana baktı ve hınzırca bir gülümseme ile büyük bir iştahla sikimi kavradı..

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Arap ülkesindeki arap kızı

Arap ülkesindeki arap kızı
Bir gun okuldan cikmis yorgun bir halde otobuse binip eve gitmek icin yola ciktim duraga yaklastigimda cok guzel bi bayan gordum bayana baktigimda once aklimda iliski yoktu adeta sevgi duydugumu hissettim ta ki arabaya binene kadar arap ulkelerinde genelde tiklim tiklim olur otobusler istanbul gibi nasil bu bayana kendimi farkettirebilirim diye dusunurken bir gurup erkek o bayana dokunmaya calisyrdu bende bayana buyrun su tarafa gecin daha rahat olursunuz dedm bayanda tam onume gecti olay burda kotu muhabbet basladi nerelisin neden geldin felan derken otobus aniden firen yapti kiz tam uzerime dustu elim kalcalarinda erkekligimde tam karnina geldi o an kizda farkina vardi bir kivilcimlanma yasandi artik daha serbest davranmaya basladm elimi bir 2 kere kalcasina attgmda onunda hosuna gitmeye basladi ama ben sonucta yabanciyim ve arap ulkesinde sknti olabilir boyle seyler diye kiza dedim ki arzu ederseniz sizi bir cay icmeye davet edeyim oda davetime icab etti.

ben turk cayi nin lezzetinden bahsettim ve evime davet ettim eve girdik ben cay yaparken birden yanima geldi bana benden hoslandigini soyleyince ben daha duramadim birden dudaklarina yavas yavas opucukler kondurdum elimi kalcasina attim hafif bir sekilde oksaya oksaya elbisesini indirmeye basladim gogusleri o kadar dolgundu ki bir elimle goguslerini oksuyorum bir elimde kalcalarini nefes alma sekli birden degisti ben tabi hala bunu btun vucudunu oksuyorum opuyorum bu arada birbirimizi tamamen soyduk yataga getirdim ve basladim gobeginden dudaklarina kadar guzelce opmeye bu artik cildirmaya basladi hadi seni icimde istiyorum dercesine bende daha dur yeni basladik diyorum o kadar guzel kizligi vardi ki 2 bacagini kaldirdim ve basladim yalamaya tam 10 dakika yaladiktan sonra bu orgazma oldu benimkini agzina verdim iyice yaladiktan sonra benmkini onun bal kutusunun ustune hafifce surtmeye basladim dahada azmaya basladi artik yandigini ve beni icinde gormek istedigini soyledi ben hala ustunde surtmeye devam ettim ve dudaklarini opup goguslerini oksuyordum artik girme zamani gelmisti yavas yavas onden girmeye basladim bu arada kiz bakire degil icine girmeye basladigimda bu kendinden gecmis artik onu cildirtmaya baslamistim ritimleri yavas yavas cogaltarak hizlandim artik duramiyorduk hadi erkegim beni ucur dedikce ben dahada sevkleniyor dahada hizli yapiyordum bu arada goguslerini tutp arada dudaklarini opuyordum onden ciktim ve arkasina gectm arkadan hic yapmamisti once yavas yavas soktum baktim girmiyor cantasindan krem cikardi onu hem benimkinin hemde kendi gotune surdu yavas yavas soktum biraz girdi sonra birden bi girdim bu ciglik atti icinde biraz durdum hem acisi gitsin hemde zevk alsin diye sonra yavas yavas ileri geri yapmaya basladim ayni ritimde yavas yavas hizlandim ben bile kendimi durduramiyor o kadar hizlanmisim ki bende oda ucmusuz artik geliyorum dedim ve cikartip goguslerine ve agzina bosaldim butun menilerimi yuttu kotu olan su ki 2 ay once uzak bi yere tasinmislar eger firsat bulursa bir daha bu zevki yasayacagiz

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler

Kaçırıp ormanda tecavüz ettiler
Ankara da çalışıyordum Derya da liseye yeni bitirmiş bir büroda muhasebe işine bakıyordu Deryanın halası oğlu vasıtasıyla tanıştık kısa zamanda aramızdaki yakınlık gerçek bir sevgiye dönmüştü hemen hemen altı ay kadar elim eline dahi değmemişti bir gün beni yanağımdan öptü ve bana cesaret verdi ben biraz çekingen olmamdan dolayı cesaret edip açılamıyordum onun bu hareketi sonrası cesaret aldım bir cumartesi çalıştığım yere geldi kapanış saati olduğu için kimse kalmamıştı dış kapıyı kilitledim biraz işim olduğunu bitirip çıkmamızı söyledim oda kendisinin saçını yıkamak istediğini söyleyerek lavobaya gitti ben dayanamadım ve arkasından gidip ona seyretmeye başladım gömleğini çıkarmış sadece sutyenle duruyordu gözleri sabunlu olduğu için fıskiyeyi bulamıyordu hemen yanına vardım fıskiyeyi alarak suyu tutmaya başlayınca yapma dedi fakat bırakmadım ve ensesine bir öpücük bıraktım bana dönünce göğüslerinin o kadar şahane olduğunu tahmin etmiyordum ve hemen kucağıma alarak masaya götürdüm dudaklarından başlayarak aşağıya doğru indim göğüslerini göbeğini öptükten sonra eteğini aşağıya sıyırdım hiç itiraz etmiyordu ve amının etrafında dilimi dolaştırdım dilimi içinde gezdirdikçe kendinden geçti ve kendimi ertesi güne adapte ederek öylece bıraktım fakat Deryanın en çok oral sex yapmam etkilemiş fakat bunu nasıl yaptığımı kendisinin böyle bir şey yapamayacağını söyledi bu arada külotu sırılsıklam olmuştu ben de sex te sınır olmamasını yoksa zevkin sınırlanacağını söyledimse de onu oral sexe ikna edemedim o akşam onu evine bıraktım ve ertesi gün baş başa kalacağımız bir yerlere gitmek üzere ayrıldık sabaha kadar uyuyamadım ve Sabah arabayı ve mangal malzemelerini alarak onu almaya gittim fakat o gün ki kıyafetleri ile görenin delirmemesine imkan yoktu siyah bir mini etek üzerine beyaz dar bir buluz giymiş göğüslerinin ucu sanki dışarıda duruyordu onu öylece görünce bu günün hiç bitmemesini istiyordum oda bu güne özel hazırlanmıştı neyse yola hemen çıktık Ankaranın kuzey tarafında daha önce bir arkadaşım bahçesi vardı oraya gitmiştim yer sakin göz uzak hani dedikleri gibi kuş uçmaz kervan geçmez bir yer dedik tam aradığım yer diye düşünüyordum ana yoldan ayrıldım köy yoluna girdikten 15-20 km. sonra lastik patladı kenara çektim lastiği geçiştirmek için indik ben lastiği sökerken Derya ile artık önceki günden kalan sex teki sınırları hala kabul etmiyor yapamam diyordu insanın midesi bulanır onu nasıl ağzına alır insan diyordu anal ve oral ilişkiye karşıydı ben de tam krikoyu vurdum patlak lastiği söktüm istetmeyi almak için bağaca geçtim tam eğilmiş istetmeyi çıkarırken enseme bir şeyle vurulmasıyla kendimden geçtim biraz sonra kendime geldiğimde arabanın lastiğini takmışlar bizide arabaya atarak ağaçlık bir bölgeye getirmişler ve beni benim kendi kemerimle ellerimi ayaklarımı bağladıktan sonra bir ağaca oturduğum yerde bağlamışlar halleri oldukça paspal ve perişan dört kişi Deryayı ortalarına almışlar konuşup orasını burasını elliyorlardı ben kendime gelince bırakın onu yoksa pişman olursunuz hepiniz öldüreceğim diye bağırıyorum fakat çaresiz olduğumu sonradan anlıyorum adamlardan biri yanıma geldi ve arkadaş kötü bir niyetimiz yok ama kız arkadaşın insanı deliye çevirecek bir parça hala da bakireymiş o yüzden dokunmak istemedik o zaman bizi ağzınla tatmin et dedik sözde sana bile yapmamış öylemi dedi bende evet o bunlara karşı dedim o da ozaman bizi ağzına almıyor kendinide bozmak istemiyoruz o zaman seni boşaltsın bizde size bakarak kendi kendimize tatmin olsak dedi o adamların gerçek niyetlerini tam anlamadım acaba doğruyu mu söylüyorlardı eğer doğruysa bir noktada kendimi şanslı sayabilirdim hem bu kötü durumdan en iyi şekilde kurtulabilirdik hem de Derya mecburiyetle de olsa benimde istediğimi yapacaktı derya ya söyledi o hala karşı çıkınca biri göğüslerinin biri arkasında ellerini daldırınca tamam yapacağım ama kusarsam bırakırım dedi ve gelerek benim fermuarı açıp sikimi çıkardı bende panik korku endişeden dolayı hala bir hareketlenme yoktu Derya da benimkini ilk defa açık olarak görüyordu sarısın olan hadi başlasana diyerek Deryanın kafasına bastırdı o da ağzını açıp gözlerini kapalı ve benimkini emmeye başladı daha benimki yeni yeni harekete başlıyordu ki bulantı geldi ve geri çekildi adamların dördüde yarraklarını çıkarmış ellerine almışlardı benimki daha uyanmadığından onlarınkinin üçte biri kadardı ancak Derya bırakınca en iri yarı olanları Deryanın arkasına geçti eteğini yukarı kaldır külotunu indirdi diğer iki kollarından tutuyorlardı Derya çırpınıyor ama boşuna bende bırakın diye bağırıyorum adam aletini Deryanın kalçalarına sürtüyor ve şu işi yapıyorsan yap heryeriyin kızlığını aldırma bana diyordu hadi çabuk dedi bulansan bile bırakmayacaksın hepsini dibine kadar alacaksın tamammı yoksa amını dağıtırım dedi derya o an adamların sikini görünce ağlayarak tamam yapma dediğinizi yapacağım dedi ve tekrar benimkini emmeye başladı fakat bu sefer daha iştahlı yalıyor ta gırtlağına değiyordu adamlarda seyrettikçe kuduruyorlar bak küçük fahişeye işi çabuk kavradı diyorlardı bir taraftan da göğsünü amını okşuyorlardı Deryada onlarında etkisiyle gerçekten iştahı artmıştı deryanın iştahına ve hızına dayanamadım ağzına patladım hemen çekildi ağzı ve yüzü meni olmuştu tamam istediğiniz oldu bırakın bizi dedi iri adam bizim ne faydanız oldu siz kendinizi mutlu ettiniz dedi sıra bizde dedi ve aletini deryanın ağzına uzattı ve Derya onların sikinide emmeye başladı. Ama anladığım kadarıyla zevkta almıyor değildi. Ben bu hali görünce tekrar kaldırdım sikimi adamlar teker teker Deryanın ağzına boşaldılar ve gittiler . Onlar gidince derya beni hemen çözdü ve bana sarılarak ağlamaya başladı bende üzülme daha kötüsü olabilirdi diyerek ağzını sikime doğru indirdim bana baktı ve hınzırca bir gülümseme ile büyük bir iştahla sikimi kavradı..

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.