Doktora tecavüz ettim

Doktora tecavüz ettim
Bu doktoru önceden görüp ona aşık olmuş bir arkadaşla o doktoru gidip orda sikeceğime karşın iddiaya girdik bahane olarakta sikimin üstünde sivilce gibi bi yara var diye bu kadın cilt doktoruna gittim kapıyı açınca şok oldum.. önümde her erkeği baştan çıkarabilecek bi kadın duruyordu, yaz mevsiminde olduğumuzdan kısacık seksi eteği vardı altında sütun gibi bacaklar, üzerinde beyaz gömlek göğüsleri diri ve belirgin.”Buyurun derdiniz nedir” dedi “penisimin üstünde bişey çıktı” dedim, güzel kıçını kıvıra kıvıra odasına gittik (bu kadın kerhanedeki kadınlardan bile güzeldi) sedyeye oturup fermuarınızı açın dediğinde aklıma o pembe dudaklarıyla bana sakso çekmesi geldi, neyse bunları düşünmemeye çalışıp sikimi çıkardım önce çömelip eliyle yaraya sikime dokundu, bu arada içimden onun gömleğini yırtıp göğüslerini emmek ve o kiraz dudaklarına döllerimi attırmak geldi ve o sıra ben bunları düşünürken doktorun sikimi ellemesiyle si*im 20 cm kalkmış doktorun önünde taş gibi olmuştu. Bu arada kadın utandı ve yanakları kızararak “sende hiç utanma yokmu be? git tuvalete napıcaksan yap sonra gel.” demesi üzerine bende “peki ellemişken ihtiyacımı siz giderseniz ışık hanım?” dedim ve “benle ne biçim konuşuyorsun..” derken bileklerini hızla kavradığım gibi sırtını duvara yasladım, ellerini yukarı kaldırıp iki elini tek elimle tuttum ve getirdiğim iple ellerini geride bağladım ve dudaklarına yapışarak ağzını yaladım, bu arada açıktaki sikimi üstüne sürtüyordum sonra sikimi eteğinin altına sokup donunun üstünde gezdiriyordum bacakları amı kor gibi yanıyordu, kararlıydım bugün onu hiç kimsenin sikmediği sikecektim, gelmeden önce geciktirici ilaç bile almıştım,arkadaşıma kalsa onunla mum ışığında yemek yerdi ama ben onu bir hayvan gibi sikecektim. Sonra onu sedyeye atıp gömleğini yırttım ve memelerini yaladım ter kokuyor ama aynı zamanda parfüm kokuyordu.ben onu koklarken o altımda çırpınıyordu sonra yandan neşter alıp eteğini yırttım, beyaz tanga giymiş onunda ipini koparıp amına yumuldum attığım her dil darbesinde inliyordu artık kaçamayacağını anladığından zevk almaya başlamıştı

sonra sikimi haşırt diye amına yerleştirdim ve deliler gibi sikmeye başladım doktor ışık çığlık çığlığa bağırıyor amından sular sızıyordu “artık benim oldun” deyip ince beline sarıldım ve boynunu öpüp,göğüslerini kokladım.Sonra ben oturup onu kucağıma oturttum amı nar gibi kızarmıştı zevk ve acıdan baygınlaşmıştı.. yarım saat amından siktikten sonra onu saçından tutup masasına kadar sürükledim masanın üstündeki her şeyi yere attıktan sonra onu suratı masaya yapışacak şekilde tutup kafasını masaya bastırdım orda götüne girip domalttım bu arada o defalarca orgazm olmuştu ama ben ilaçlı olduğumdan onun götünü makine gibi pompalıyordum sikimi kıçından çıkardığımda göt dediği büyümüş ve kızarmıştı sonra onu bana doğru çevirdim ,sutyeni gömleği eteği bütün pahalı cici giysileri yırtık yerlerdeydi onun ise bakımlı saçları dağılmış,ağlamaktan makyajı akmış elleri arkada bağlı muhteşem vücudu cillop gibi kılsız amıyla karşımda duruyordu ve üstünde bitek giydiği topuklu ayakkabısı kalmıştı, 40lı yaşlarında olmasına karşın 20lik gibi duruyordu üstelik öğrendiğime göre bir çocuk bile doğurmuş olmasına rağmen vücudu taş gibiydi. Bana yalvarmaya başladı bende onu sırt üstü cam masaya yatırdım ve bacaklarını omzuma alarak bi kez daha amından sikmeye başladım,bu arada sikerken bir yandan da masadan aldığım kalemi götüne sokuyordum.1 saat bu halde onu siktikten sonra sikimi dışarı çıkarıp göbeğinin ve göğüslerinin üstüne boşaldım ama ne boşalma! herhalde bir bardak sperm çıkmıştır.Sonra saçından tutup yere diz çöktürdüm ve kafasını sikime bastırdım ve yalayıp temizlemesini emrettim diliyle tüm spermleri yalayıp yuttuktan sonra ellerini çözüp onu orda yerde döl içinde yatarak bıraktım hatıra olarakta kilodunu aldım ve “yarrağımı yakından muayene ettiğiniz için teşekkür ederim yavrum” dedim ve oradan ayrıldım.

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Ateşli Dul süper sex hikayemiz

Ateşli Dul
Üniversitede okurken yine kendimden büyük bir bayan arkadaşım vardı. Duldu, kendisi bir arkadaşımın ablasının arkadaşıydı ve arkadaşımın doğum gününde ilk kez karşılaşmıştık göz teması kurduk ve bende bir elektriklenme olmuştu. Çok sexi bir vücudu dolgun vücut hatları vardı. Özellikle kalçaları çok göz alıcıydı 1,65 boylarında hafif balıketli kumral bir bayandı kendisi. O gün biraz hoşbeş sohbetten sonra telefon numarasını almıştım ve 2 gün sonra ilk kez kendisini aramıştım. Telefon ve mesaj yoluyla samimiyeti ilerletmiş ve 1-2 defada küçük masum görüşmelerimiz olmuştu ta ki o güne kadar….

Bir hafta sonu sabahı beni aradı ve o gün yine buluşmaya karar verdik sanırsam aralık ayıydı ve şiddetli bir yağmur yağıyordu bir cafede oturmuştuk ve baktık yağmur dinmiyor bana ‘istersen bana gidelim bir şeyler içelim’ dedi. Zaten sabırsızlıkla beklediğim bir teklifti ve yalnız yaşadığı evine gittik. Kapıyı açıp içeri girer girmez biranda dudaklarıma yapıştı (normalde bende çok hızlıyımdır ama ondan böyle bir hız beklemiyordum) dudaklarımı emiyor hatta ısırıyor resmen parçalıyordu ‘ilk gördüğüm andan itibaren seni istiyorum seni arzuluyorum’ diyordu bana, biz dudak dudağa ne zaman salona geçtik ve ne zaman soyunduk bilmiyorum. Bir anda salonda sadece iç çamaşırlarıyla kalmıştı bense üzerim çıplak pantolonumla kalmıştım. Öpüşme faslını fazla uzun tutmadım ve kontrolü elime aldım dudaklarından boynuna doğru iniyor hafif hafif öpüyordum ‘sevgilim, ye beni 2 yıldır erkek yüzü görmedim’ diyerek inlemesi beni daha da tahrik ediyordu ve boynundan göğüslerine indim. Sutyenini bir çırpıda çıkarıp o bembeyaz süt gibi göğüslerini haşince emmeye, yalamaya başladım. Kendiside boş durmuyor pantolonumun düğmelerini çözmüş boxerımın içinden benim koca oğlanı okşuyordu göğüslerini yiyip bitirdikten sonra daha aşağıya inerek o muhteşem kalçalarını yaladım ve oradan da dilimle külotunun kenarından ıslanmış vajinasını emmeye başladım. Acayip zevk alıyordum çünkü henüz yeni tıraşlı ve 2 senedir kullanılmayan bal kutusundan bal yiyordum. Sonra külotunu da çıkarıp iyice vajinasını yalamaya dillemeye koyuldum. Kendiside benim külotu çıkarıp sikimi dondurma emer gibi emiyordu. 69 pozisyonundaydık benim en sevdiğim pozisyonlardan biriydi ve ikimizde çılgınlar gibiydik bir müddet sonra sevgilimi dilimle boşalttım ağzıma zevk suları doldu tadı biraz ekşintili olsa da yaladım yuttum. Ben boşalmamıştım hala ve artık bana yalvarıyordu ‘hadi lütfen gir artık girrrr’ diyordu. Ani bir hareketle onu kucağıma oturttum ve içine kökledim ama kontrolü de kendisine vermiştim kasıklarıma kadar bastırıyor üzerimde ata binen rodeocu gibi zıplıyordu. Bir yandan ateş gibi yanan amını sikiyor diğer yandan dudaklarını yiyordum sevgilim ikinci kez doyuma ulaştığında bende artık geliyordum ve ‘hayır içime değil’ demesiyle sikimi içinden çıkardım önümde diz çöküp sikimi bir güzel somurttu ve bir volkan gibi ağzına patladım. Bütün menilerimi yutmaya çalıştı çoğunu da yuttu zaten bir süre üst üste yığıldık ve birer sigara içip banyoya girdik. Tabi sadece banyoya değil banyoda sevgilimin arka garajına da girdim .