Filmdeki sahneler beni etkiledi

Filmdeki sahneler beni etkiledi
Filmdeki sahneler beni etkilemiş, bacak aram ıslanmaya ve yanmaya başlamıştı. Elim ister istemez oraya doğru kaymağa başlamıştı. Aramı mıncıklamaya, sıkmaya başladım. Şarabın da etkisiyle iyice coştum. Ama kendimi tatmin etmem bana yeterli gelmeyecekti. Bir erkeğe ihtiyacım vardı. Telefon defterimi karıştırıp bu gece çağırabileceğim birini bulmaya karar verdim. Bana hala aşık olan Mehmet`te karar kıldım. Hemen aradım ve onu içki içmeye davet ettim. O da niyetimi anlarcasına “hemen geliyorum” dedi. İnanılmaz bir hızla duş aldım, güzel kokular süründüm ve giyindim. Uzun zamandır kimseyle sevişmediğim için, çok heyecanlanmıştım. Bacak aram yanıyordu. Onu üzerimde gidip gelirken hayal ediyor, daha çok azıyordum. Zaman sanki durmuştu. Biran önce gelmesini istiyordum. Hemen gelsin ve hemen beni yatağa atsın. Giysilerimi çıkarıp tek parça birşey giymeliydim. Bir çırpıda çıkarabileceğim kısa bir gecelik giydim. Salona doğru yürürken kapı çaldı. Oohhh tanrım kalbim çarpmaya başladı. Kapıya koştum. Gelmişti.. Mehmet şimdi bana her zamankinden daha yakışıklı görünüyordu. Elinde bir şişe şarap vardı. Elinden tutup onu salona götürdüm ve dudaklarına yapışıp ona kocaman bir hoşgeldin öpücüğü verdim. Mehmet benim bu halime biraz şaşırmıştı. Uzun zaman peşimden koşmuş ve benden yüz bulamıştı. Şimdi onun üzerine atlamama haliyle şaşırıyordu. Onu öpünce içim kıpır kıpır olmuştu. Salona geçtik, kendi şarabımdan bir bardak da ona verdim. Ben de bir bardak alıp karşısına oturdum. Onu biraz heyecanlandırmak için bacaklarımı hafif araladım. İçim de çamaşır olmadığı için amımı görebiliyordu. Benimle konuşurken gözü sürekli bacak arama kayıyordu. Beni daha iyi görebilmek için ara sıra eğilip bardağı yere bırakıyor, sonra tekrar eline alıyordu. Bardağı elinden bıraktığı bir an, yerimden kalkıp Mehmet’in kucağına oturdum. Öpüşürken, ellerini geceliğimden içeri sokup beni okşamaya başladı. Ben de elimi erkekliğine götürdüm. İyice kalkmıştı. Pantolonunun üzerinden okşamaya, sıkmaya başladım. İkimiz de iyice azmıştık. Beni kucaklayıp “hadi artık yatağa gidelim” dedi. Sonun da beklediğim an gelmişti. Beni yatağın üzerine bıraktı ve soyunmaya başladı. Omuzları ne kadar geniş, kolları ne kadar kaslıydı. Yanıma gelip, bacak arama girdi ve amımı yalamaya başladı. Ara sıra dilini içime sokup çıkartıyor, beni çıldırtıyordu. Sonra biraz daha yukarıya doğru çıkıp, dolgun göğüslerimi emmeye başladı. Bir eli bacak aramda amımı ovuşturuyordu. Mehmet bir kadını nasıl mutlu edeceğini biliyordu. İçime sokup çıkarttığı parmağı beni çıldırtıyordu. “Gir artık içime” diye inliyordum. Ama o sanki beni duymuyordu. Boynumu, kulaklarımı öpüyor, yalıyor, parmağıyla da amımı okşuyordu. Ben iyice kendimden geçmiş, bulutların üstünde uçuyordum. Şehvetli dudaklarını boynum da gezdirirken “öp beni” diye inledim. İkimizin de dudakları ateş gibiydi. Dudaklarımı öpmüyor, emiyordu. Elini çekip, bacaklarımı biraz açmamı söyledi. Sikini bir eliyle tutup önce amıma sürttü sonra bir hamle de içime girdi. Oooohhh harika bir duyguydu. Üzerimde gidip geldikçe zevkten eriyordum. Bacaklarımı omzuna koymamı istedi. Bu pozisyon da ikiye katlanmış gibiydim. Şimdi beni daha rahat sikiyordu. Her vuruşunda ben çığlık atıyordum. “Seni sabaha kadar sikeceğim” diyordu. Ben de “seninim sevgilim, becer beni sevgilim” diye karşılık veriyordum Yer değiştirip üste ben çıktım. Bacaklarımı iyice açıp, üzerinde zıplamaya başladım. Elleriyle vücudumu okşuyor, ne kadar güzel olduğumu söylüyordu. İkimizde zevkten uçuyorduk. İlk önce ben sonra da o boşaldı. Yatakta birbirimize sarılıp bir süre yattıktan sonra giyinip mutfağa gittik. İkimiz de acıkmıştık. Bir şeyler yiyip kaldığımız yerden devam ettik. Seyrettiğim erotik film hayatıma harika bir erkeğin girmesine neden oldu.

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Exclusive – Amateur Hottie Nice Fuck porno film izle indir

Exclusive – Amateur Hottie Nice Fuck porno film izle indir

 Exclusive - Amateur Hottie Nice Fuck

Exclusive - Amateur Hottie Nice Fuck

http://www.wupload.com/file/130748265

Dul Hemşire
Birgün hastanede bir yakınımı muayene ettiriyordum.orada hafiften kilolu boyu posu yerinde bir hemşire dikkatimi cekti tahliller muyeneler derken tanıştık benim konfeksiyonla ilgili olduğumuda duyunca memnun oldu.işyerime kızılaya geldi.alacaklarını aldı bu arada dul olduğunu belirtti.
beni heyecan sarmıştı telefonunu rica ettim.tabiki dedi.önce telefonla dost olduk sonra geceleri nasıl gidiyor zor olmuyormu dedim ahh cekti evet dedi erkeksizlik zor .hafta sonu için plan yapalım dedim hayır dedi bu gece evinin adresini verdi.gittim kapıyı araladı.üstüne sadece büstiyer vardı kocam amı gögüsleri görünüyordu.beni hışımla içeri aldı dudaklarıma yapıştı bu aradada yarağımı okşamaya başladı sonrada kafamı amına dayayıp sularını emdirdi.ama doymak bilmiyordu.benimki kazık gibi olmuştu üzerine oturdu içinde patladım sonra döndü göt deliğini parmağıyla araladı hadi siki sok dedi harika sıcaklığı vardı.delice sikiştik