Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Sekreter Leyla

Sekreter Leyla
Yaz olması sebebiyle eniştemin yanında markette çalışıyordum. Hemen yan tarafımızda sıkça görüştüğümüz murat abinin çiçekçi dükkanı vardı. Murat abi işlerinin yoğunluğu nedeniyle kendine bir sekreter aldı. Sonradan isminin Leyla olduğunu öğrendiğim bu kızı ilk gördüğümden beri onu arzuluyordum. Gel zaman git zaman Leyla ile muhabbetimizi artırmış ve sıkça görüşür olmuştuk. Dükkanın yoğun olmadığı zamanlarda Leyla’nın yanına gider çay içer sohbet ederdik. Leyla hafif balıketli diye tabir edilen cinsten bir hatundu. Kalçaları geniş göğüsleri portakal iriliğinde olan biriydi. Her zaman giyimine dikkat eder diz hizası etekler ve ten rengi çoraplar giyerdi. Ben sürekli bacaklarına bakardım belli etmeden çünkü gerçekten çok hoş bacakları vardı. Benden 3 yaş büyük olmasına karşın gayet iyi anlaşıyorduk. Artık her şeyi konuşur olmuştuk o erkek arkadaşlarını bense beraber olduğum kızları anlatıyordum. Çok rahat konuşuyorduk. O bana erkek arkadaşlarıyla yaşadığı kaçamaklardan bahsediyordu fakat hiçbirinde öpüşmeden ileri gitmemiş. Bense ona yaşadığım her ilişkiden sonra gelip ona nasıl bir gece geçirdiğimi rahat rahat anlatıyordum. Zaten anlatmak istemesemde o ısrar edip anlattırıyordu. Bir akşam dükkanı kapatıp onun yanına gittim murat abi çoktan çıkmıştı ve yalnızdı zaten oda kapatmak üzereydi ve oturdum yanına. Bana eee dün akşam ne yaptım bakalım dedi. bende gece yaşadığım sexi anlatmaya başladım. Ben anlatırken o dudaklarını yalıyor bi yandanda bacaklarını açıp kapatıyordu. Bende şakayla karışık noldu kız niye kıpırdanıp duruyorsun dedim. O hiiiiç dedi. Kalktı kapıyı kilitledi bu saatten sonra kimse gelmez zaten dedi. Tekrar yanıma gelip oturdu devam et dedi. Bende başladım tekrar anlatmaya. Gece yaptığım pozisyonları anlatırken onun burasından tuttum diye onun üzerinde gösteriyordum. Artık çok belliydi azdığı. Birden yeter artık dayanamıcam sen anlatmaya devam et dedi ve eteğini sıyırarark karşımda kendisiyle oynamaya başladı. Ben biraz sinirli bi şekilde napıyosun sen dedim. Oda utanıp toparlanıyorduki bende hayır toparlanma ben varken neden kendi kendine tatmin olmaya çalışıyosun dedim gülerek ve elimi bacaklarına götürdüm. Bana gerçekten bende bunu bekliyodum dedi ve dudaklarıma yapıştı ben onu itip bir şartım var ne istersem yaparım sana dedim. Oda kabul etti. o zaman ilk önce arkanı istiyorum dedim. Oda al senenin olsun diyip eteğini beline doğru çekip masaya uzandı. Bende külotunu kenara doğru sıyırarak her iki deliğinide yalamaya başladım. Bi yandanda götünü parmaklarımla alıştırıyordum. En nihayetinde 2 parmağımı birden sokmaya başlamıştım götüne ve hazırdı artık. Leylayı çevirip sikimi ağzına verdim ıslanması için ve iştahla sikimi emip hazır ladı. Tekrar yasladım masaya bacaklarını iyice ayırdım ve göt deliğine dayadım sikimi. Tek hamlede sokmak istiyordum fakat dükkanda olduğumuz için bağırırsa bi duyan olabilirdi. Bende ilk önce kafasını soktum ve biraz bekledikten sonra yavaş yavaş git gel yapmaya başladım. Leyla acısı dindikten sonra resmen zevkten bayılmıştı ve kıpırdamadan altımda duruyordu. İnleme sesleri gelmese gerçekten bayıldığını sanardım. 5dk git gelden sonra içine boşaldım. Sikimi lavaboda temizledikten sonra ağzına verdim ve takrar kaldırdım bu seferki hedefim hafif tüylü amıydı. Parmaklarımla biraz oynadıktan sonra masaya oturttum bacaklarını belime dolayıp amına yerleştim yavaşça ve tekrar git gel yapmaya başladım. Bi yandanda boş durmuyor göğüslerini ve dudakları arasında ağzımla mekik dokuyodum. Yaklaşık yarım saat git gelden sonra siki çıkartıp ağzına boşaldım hiç bi damlasını ziyan etmedi. O ise tam 4 sefer orgazm olmuştu. Daha sonra kalkıp toparlandık ve dükkandan çıktık. Bu ilişkimiz yaklaşık 3 ay sürdü.

Beyaz mini eteğimi giymiştim

Beyaz mini eteğimi giymiştim
Tam evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Telefondaki annemdi. Rahatsızlandığını söylemek için beni aramıştı. Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden; makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim. Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi. Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam 35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?” dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde “Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana. “Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim. “Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim. Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. İnerken de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da… Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından “İsterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı. Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak, onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “İsterseniz yer değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu. Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip, “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “Şimdi kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. İki eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını kadınlığıma soktu. İyice kendimden geçmiştim. Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını verirse onu arayabileceğimi söyledim.

Azgın Sekreterim yaktı beni. bende onun nefis amcığını. filimcimden

Azgın Sekreterim
Leventte cadde üstünde bir mağzam vardı ve bir sekretere ihtiyacım vardı.

arkadaşlara eşe dosta haber vermiştim hem güzel hem seksi bir sekreter istiyordum gelen müşterinin ağzı açık kalmalı birşey alacağı yoksada boş çıkmamalıydı.
izmirden bir . arkadaşım aradı ve tam istediğim gibi bir kız arkadaşının olduğunu ama kızın kalacak yeri olmadığını istersem konuşup haber verebileceğini söyledi e mail ile kızın resimlerini gördüm süper di.konuşup beni aramasını söyledim birkaç saat sonra telefon etti tamam dedi kızı yarın otobüse bindiriyorum.ertesi gün ben kızı haremden gidip aldım tanıştık konuştuk yol boyunca gerçekten çok seksiydi ve fena tahrik olmuştum ama kuşu korkutmak istemiyordum.

mağzaya geldik ona çevreyi tanıttım kalacak bir yer bulana kadar mağzada kalacaktı.günler geçmeye ben kızla samimiyeti ilerletmeye başladım artık oda ne istediğimi hissediyordu.bir pazar günü mağzaya gittim kapıyı anahtarımla açtım ve onu masamla bilgisayarımda porno film izlerken buldum felaket azmış ateşi çıkmıştı pek istifini bozmadı hoşgeldin patron dedi sadece ben ne yapıyorsun deyip yanına gittim bilgisayardaki pozisyonu görünce sessizlik oldu bir süre sonra nefes alış sesini duydum çok sık nefes alıyordu benimde pek sabredecek durumum kalmamıştı zaten dudaklarına yumuldum resmen oda dünden hazırmış beni resmen sömürmeye başladı.koltuktan kaldırdım ayakta birbirimize öyle sarılmış öpüşüyordukki anlatamam.
sonra ben pantolonumu çözüp koltuğa oturdum mine hemen önüme yumuldu çok profosyoneldi ben hayatımda bu kadar iyi oral seks yapanı görmemiştim (hala daha iyisi çıkmadı)bir kaç dakika emdikten sonra beni boşalttı ve bir damlasını ziyan etmeden hepsini yuttu.

sıra bendeydi onu kanepeye yatırdım zaten kısacık olan eteği sıyırdım kilodunu kenara çektim ve yalamaya başladım ben yaladıkça onun hırıltıları artıyordu kanepede kıvranmaya başlamıştı dilimi içine sokmaya başladım çığlık atmaya başladı elimle ağzını kapatmak zorunda kaldım sonra ağlamaklı bir sesle gel hadı yeter seni istiyorum dedi benimki zaten inmemişti ki şimdi daha sertti yavaşça bacak arasına yerleştim . sikimi amının sularıyla bir güzel kremşedim ve başını amının dudaklarına dayadım ben içiri itmek için hazırlanırken o kendini bana yapıştırıverdi ve müthiş bir çığlıkla birlikte taşaklarıma yapışmıştı bende ileri geri ağır ağır hareket etmeye başladım ama onun sabrı yoktu kanepede kıvranıyor ve sanki herşeyi o yapıyordu ben sabit durmaya başladım artık o hareketleri kontrol ediyordu bu durum benimde çok hoşuma gitmişti.
ama 5 dakika kadar anca dayanabildim ve bende hırıltılar çıkarmaya başlayınca önüme yattı ve tekrar sikimi sömürerek hepsini yuttu.

yanyana kanepeye uzandık yeni yarış bitirmiş atlar gibiydik nefes nefese kalmıştık birbirimize bakıyor ve olanlara inanmaya çalışıyorduk birbirimize gülümsüyor ve hatta kahkahalarla gülüyorduk bir süre dinlendik soğuk birşeyler içtik .sonra ben ona anal seks yapıp yapmadığını sordum kalçaları muhteşem diri idi bir kaç kez denediğini ama pek sevmediğini söyledi bende ona sen bana bırak ben seninde zevk almanı sağlıyacağım diye söz verdim ve sikimide ağzına verdim.

1 dakika bile geçmeden yine kazık gibi olmuştu bu kız bu işi çok iyi biliyordu onu domaltıp arkasına geçtim amını götünü kalçalarını hoyratça yalıyodum amından akan sularını götünü kremlemek için kullanarak orta parmağımı göt üne soktum ağır hareketlerle sokup çekiyordum snra parmakları iki ledim bir sürede bunu devam ettirdikten sonra artık gerçek zevk zamanı gelmişti sikimi amının sularına bulayıp kara kutusuna dayadım ve yavaşça yüklendim iki elimle kalçalarını yana ayırdım ve içindeydim mineden boğuk bir inilti çıktı ve bende durakladım bir iki dakika hiç kımıldamadan bekledim ve sonra ağır ağır yüklenmeye başladım deliği iyice gevşemişti artık bir elimle göğsünü okşuyor diğer elimle bızırını elliyordum mine coşmaya başlamıştı . vahşi bir kısrak gibi altımda duramıyordu artık bende coşmuştum hızlandım mine zevkten ve birazda acıdan belki çığlık atıyordu artık bu çığlıklar beni daha çok tahrik ediyordu.bende hızlandım ve geliyorum diye bağırdım mine o anda götünü sıkmaya başladı gevşemiş olan deliği bir anda sıkılaşmıştı büyük bir zevkle boşaldım 5 dakika kadar için den çıkmadan bekledim sonra ikimizde kanepeye yığıldık kaldık.